Granaries türkçesi Granaries nedir

Granaries ingilizcede ne demek, Granaries nerede nasıl kullanılır?

Granary : Ambar. Tahıl ambarı. Silo. Zahire ambarı. Hububat ambarı. Mahzen. Çok tahıl yetişen bölge.

Grana : Tahıl. Hububat.

Granadilla : Brezilya'ya özgü grandilla veren çarkıfelek çiçeği. Yumurta şeklindeki mor çarkıfelek meyvesi.

Granatite : Granatit.

Cortex granati : Nar ağacı kabuğu. Punica granatum adlı ağacın gövde, kök ve kalın dallarından elde edilen ve yapısındaki alkaloitler, şeritleri hareketsiz kılmak veya öldürmek için kullanılan nar ağacının kabuğu.

Pomegranate : Nargiller (punicaceae) familyasından, meyvesi için kültürü yapılan, yan ağaçsı, kırmızı çiçekli bir bitki. Nar.

Agranat committee : Yom kippur savaşı'nın patlak vermesinin arka planını araştırmış olan komite. Agranat komitesi.

Pomegranates : Yaprakları karşılıklı ya da kümeler halinde, basit ve stipulasız, çanak yaprakları 5-8 loplu ve kırmızı, taç yaprakları 5-7 parçalı, çiçekleri uçta tek ya da kimoz durumlarda, hermafrodit, ışınsal simetrili, bakka tipi meyvesi olan, meyvesi için kültürü yapılan, dünyada punica cinsi ve bu cinse ait iki türle, ülkemizde de nar (punica granatum) türü ile temsil edilen familya. Nargiller. Nar.

 

İngilizce Granaries Türkçe anlamı, Granaries eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Granaries ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Garners : Toplamak. Biriktirmek. Kazanmak. Depolamak. Elde etmek. İstiflemek. Stoklamak. Stok. Almak.

Silo : Yeraltı füze rampası. Depo. Susturucu. Su oranı % 15'den fazla olan tane veya öğütülmüş yemlerin depolanmasına yarayan beton veya çelik malzemeden yapılan genellikle silindirik kule biçimindeki yapılar. Silo-sarpın. Hangar. Tahıl ambarı, içine çeşitli tahıllar konulan bölümlü ambar. Füze rampası (yeraltı). Ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Breadbasket : Ekmek sepeti. Ekmek taşımak için kullanılan sepet. Mide. Karın.

Repository : Dolap. Depo. Havuz. Kutu. Sırdaş. Zengin kaynak. Bellek.

Depot : Depo. Emanetçi. Gar. Kırkambar. Antrepo. Esir toplama yeri. Transit ticarette, gümrük vergisine konu olup, henüz vergi ve resimleri ödenmemiş malların korunduğu, gerektiğinde küçük tamamlayıcı işlemlerin yapıldığı, gümrük binaları yakınında bulunan, kamu veya özel kesimce işletilen bir tür depo. krş. genel antrepo, özel antrepo. Durak. Küçük istasyon.

Canary islands : Kanarya adaları.

Depository : Depo. Emanetçi. Bir malın korunmasını ücret karşılığı üzerine alan kişi. Mevduat. Yed-i emin. Ardiye. Emanet yeri. Koruyumcu.

Storage bin : Muhafaza yeri. Biriktirme silosu. Depo. Kiler.

Storehouse : Hazne. Kaynak. Depo. Ticari malların stoklanması ve korunması amacıyla kullanılan yer. Gereç ambarı. Ardiye. Hazine.

Granaries synonyms : kingdom of spain, espana, grain bin, bins, aumbry, depositary, storehouses, tenerife, hutch, crypt, barn, garnering, garner, cisterns, eight, grain elevator, entrepot, hypogeum, silos, hopperings, barns, eights, cistern, elevators, vaults, breadbaskets, crypts, vault, depositories, hopper, repositories, cornloft, bread basket.