Stored türkçesi Stored nedir

Stored ile ilgili cümleler

English: Ali stored his old books under his bed.
Turkish: Ali eski kitaplarını yatağın altına doldurdu.

English: Hay is stored in the barn.
Turkish: Saman ahırda depolanır.

English: I still have things stored in Tom's garage.
Turkish: Hâlâ Tom'un garajında depolanmış şeylerim var.

English: We stored the hay in the barn.
Turkish: Biz samanı samanlıkta depoladık.

English: Some cookies are stored indefinitely on users' hard drives.
Turkish: Bazı cookie'ler kullanıcıların sabit disklerinde süresiz olarak kaydedilir.

Stored ingilizcede ne demek, Stored nerede nasıl kullanılır?

Stored program : Depolanmış program. Depo edilmiş program.

Stored program control : Saklanmış programlı denetim. Bellenmiş programlı denetim.

Stored return address : Bellenmiş dönüş adresi.

Restored : Onarılmış. Restore. İade edilmiş.

Was restored : Yenilendi. Dengeye geldi. Kendine geldi. İlk haline döndü.

Store up : Mağazalamak. Depo etmek. Depolamak. İçine atmak. Hatırda tutmak. Saklamak. Yığınak yapmak. Biriktirmek. Yığmak. Toplamak.

Store cattle : Kesimlik sığırlar. Besi hayvanları.

Store in : Saklama yeri.

 

Store login : Oturumu sakla.

Store of value : Tasarruf aracı. Para, döviz, altın gibi zaman içinde kendi değerini koruyan ve bu nedenle değer biriktirme amacıyla kullanılan nesneler. Değer saklama aracı. Değer biriktirme aracı.

İngilizce Stored Türkçe anlamı, Stored eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stored ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crowds : Israr etmek. Toplanmak. Kitle. Bıktırmak. Sıkıştırmak. Üşüşmek.

Garner : Toplamak. İstiflemek. Almak. Elde etmek. Stok. Stoklamak. Biriktirmek. Tahıl ambarı. Kazanmak.

Lay up : Stoklamak. Biriktirmek. Yataklık etmek. Kızağa almak. Bakıma almak. Toplamak. Kullanımdan çekmek. Turnpike. Yığmak.

Encapsulate : Sarmalamak. Özetlemek. Kısa ve öz biçimde açıklamak. Kapsamak.

Lay down : Döşemek. Bir şeyi bir yere koymak. Koymak. Belirlemek. Dikmek (bitki). Kural koymak. Saptamak. Yatırmak. Başlamak. Saklamak.

Conditionals : Meşrut. Koşullara bağlı. Şarta bağlı. Mukayyet. Koşullu. Bağlı. Şartlı. Bağıl.

Inscribed : Tescil edilmiş. İz bırakmış. Yazılı. Müseccel. Kazılı. Kaydedilmiş. İçine çizilmiş.

Covers : Kaplamak. Karşılıklar. Kapatmak. Yetmek. Kapsamak. Üzerini kapatmak. Korumak. Kapaklar.

Carry : Ulaşmak. Elde etmek. Onaylamak. Taşımak. Çakmak. Erişmek. Çekmek. Kaldırmak. Menzili olmak. Başarı kazanmak.

Congest : Kalabalıklaşmak. Yığılmak. Dolmak. Tıkanmak. Konjest. Yığmak. Şişirme, toplama, doldurma. Tıkamak.

Stored synonyms : charge, contains, store up, ascribe, clogging, clogged, stock up, cover, shrouded, completing, embody, conditional, warehoused, booked, garnered, larvated, congesting, embodies, embarked, stock, encumber, choke up, instore, ascribes, download, have in mind, restricted, comprised, burdens, contain, registered, comprising, clogs.

Stored ingilizce tanımı, definition of Stored

Stored kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Collected or accumulated as a reserve supply. As, stored electricity.