Crowds türkçesi Crowds nedir

Crowds ile ilgili cümleler

English: I get nervous when I speak in front of large crowds.
Turkish: Büyük kalabalıkların önünde konuştuğum zaman asabım bozulur.

English: I hate crowds.
Turkish: Kalabalıklardan nefret ediyorum.

English: Ali likes to avoid large crowds.
Turkish: Ali büyük kalabalıklardan kaçınmayı seviyor.

Crowds ingilizcede ne demek, Crowds nerede nasıl kullanılır?

Overcrowds : Aşırı kalabalık yapmak. Çok fazla insanla doldurmak. Fazla kalabalık etmek. Fazla insanla doldurmak. Tıka basa doldurmak.

Crowd in : Kalabalığı yararak ilerlemek. Kalabalıkta zorlukla hareket etmek. İtiş kakış ilerlemek.

Crowd into : -e doluşmak. Kalabalıkta zorlukla hareket etmek. Kalabalığı yararak ilerlemek. İtiş kakış ilerlemek.

Crowd of extras : Figüran topluluğu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir filmdeki bütün figüranlar; bu figüranların hep bir arada bulunması durumu.

Crowd out : Yer bırakmamak. Sıkıştırarak çıkarmak. Dışarıya itelemek.

Crowd together : Yığışmak. Yığılmak. Bir araya toplanmak. Üşüşmek. Birlikte içeriye dolmak.

Crowd pulling : Kalabalığın ilgisini çeken. İlgi çekici.

Crowd pleaser : Kalabalığı çok menün eden bir şey. Kalabalığın ilgisini çeken kimse. Çok popüler çekiciliği olan kimse.

 

Angry crowd : Asabi insanlar kalabalığı. Büyük öfkeli insanlar grubu. Sinirli kalabalık. Öfkeli kalabalık.

Crowd shot : İnsanları geniş bir bezem içinde boylu boyunca gösteren çekim çeşidi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Genel çekim.

İngilizce Crowds Türkçe anlamı, Crowds eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crowds ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Completing : Tamamlamak. Tamamlama. Yerine getirmek. İkmal etme. Uygulamak. İtmam. Tamamlanıyor. Bitirmek.

Encumbers : Engellemek. Ayak bağı olmak. Borç. Sorumluluk altında bırakmak. Engel olmak. Tıka basa doldurmak. Yüklemek. Sorumluluk yüklemek. Ayağına dolaşmak.

Pall on : Usandırmak. Bıkkınlık vermek. Kabak tadı vermek.

Accumulates : Toplamak. Yığmak. Yığılmak. Biriktirmek. Birikmek. Çoğalmak.

Press on : Devam etmek. Presle basarak geçirmek.

Massifs : Etrafı derelerle sarılmış dağ grubu. Dağ kitlesi. Çok kesif yapılı dağ grubu. Sıra zirve. Yerküre parçası. Dağlık kütük.

Accumulate : Toplamak. Biriktirmek. Birikmek. Çoğalmak. Yığmak. Yığılmak.

Hung on : Beklemek (telefon). Bağlı olmak. Asmak. Takmak. Ümidini yitirmemek. Asılmak. Germek. Asılı durmak. Tutunmak.

Phalanx : Parmak kemiği. Makedonya savaş birliği. Birbirine çok bağlı topluluk. Falanj. Eski yunanlılarda, özellikle makedonya yayalarının çekirdeğini oluşturan mızraklı alay. kimi ülkelerde yarı askeri siyasal örgütlere verilen ad: ispanya ulusal falanjı gibi. Tarih, veterinerlik alanlarında kullanılır. Falanks.

 

Crewing : Personel. Sürü. Tayfa. Eleman. Set ekibi. Mürettebat. Takım. Ekip. Çete.

Crowds synonyms : congests, aggregate, pours, palled, rabble, packed, give the willies, descend upon, irking, cloys, encumber, irks, flocking, charge, clogged, besets, builds, crowd, disgusts, troop, forced the issue, irk, agglomerated, hang on, insist, army, agglomerates, accumulating, mass, cover in, poured, agglomerating, rout.

Crowds zıt anlamlı kelimeler, Crowds kelime anlamı

Uncrowded : İnsanlarla dolu olmayan. Tenha. Kalabalık olmayan.

Lengthwise : Bkz.lengthways. Uzunluğuna. Boylu boyunca. Uzunlamasına. Boylamasına. Boyuna.