Press on türkçesi Press on nedir
- Presle basarak geçirmek.
- Devam etmek.
- Üşüşmek.
Press on ile ilgili cümleler
English: To stop the bleeding immediately press on the wound.
Turkish: Kanamayı hemen durdurmak için yaranın üzerine baskı uygulayın.
English: Ali is eager to press on.
Turkish: Ali devam etmeye istekli.
Press on ingilizcede ne demek, Press on nerede nasıl kullanılır?
Press : Baskı. Topluca ilerlemek. Preslemek (çelik veya cam veya tuğla vb'ni). Baskı yapmak. Basmak. Sıkmak (limon vb.). Basım yoluyla çoğaltılarak, belirli zamanlarda çıkan basmalar. Sıkmak. Bastırmak. Ütülemek.
On : De. Makbul. Çakırkeyif. Yanmak. Açık. Giyilmiş. Devrede. Olmakta olan. Üzerinde.
Press a key : Bir tuşa basın.
Press agent : Haber ajanı. Basın danışmanı. Basın sözcüsü.
Press association : Basın kurumu. Basın birliği.
Press box : Gazeteciler locası. Basın mensuplarına ayrılan yer. Basın tribünü.
İngilizce Press on Türkçe anlamı, Press on eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Press on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Attend : Hazır bulunmak. Beraberinde getirmek. Bakmak. Eşlik etmek. Dikkatini vermek. Bulunmak. Dinlemek. İştirak etmek. Kulak vermek. Katılmak.
Crowds : Kitle. Israr etmek. Toplanmak. Bıktırmak. Doldurmak. Sıkıştırmak.
Crowd together : Birlikte içeriye dolmak. Bir araya toplanmak. Yığışmak. Yığılmak.
Carry on : Yapmak. Kırıştırmak. Sürdürmek. Yürütmek. Peşini bırakmamak. Şamata etmek. İşi sürdürmek. Kızgınlıktan bağırıp çağırmak. Aşırı bir şekilde davranmak.
Pours : Yağdırmak. Dökmek. Yığılmak. Boşaltmak. Akmak. Akıtmak. Yağmak. Dökülmek (kalıba).
Draw : Çekme. Çekiliş. Keşide. Çekim. Bir oyunu takımların golsüz ya da eşit sayıda gol atarak bitirmesi. Çekmek. Yem. Çizmek. Berabere biten oyun. Kura.
Drawler : Çekiş. Berabere kalmak. Berabere biten oyun. Çekiliş. Karalamak. Çekmek. Çekme. Çekim. Çizmek.
Descends : Aşağı yuvarlanmak. Madene inmek. Saldırmak. Baskın yapmak. Soyundan gelmek. İnmek. Miras kalmak. Sökün etmek. Detaya inmek.
Continue : Dayanmak. Devamı gelmek. Sürmek. Sürdürmek. Devam ettirmek. Olagelmek. Ertelemek. İdame etmek. Kalmak.
Flock : Sürümek. Yün tozu. Tiftiklenmiş yünle kaplamak. Yün kırpıntısı. Yün yumağı. Toplanmak. Kalabalık. Sürü halinde toplanmak. Yığın.
Press on synonyms : poured, carry forward, pile on, be in progress, carrying over, attends, flocked, attended, descend upon, pour, continueing, carrying forward, flocks, descend on, continues, abideth, crowd, descend, carry on with, carry over, flocking.

Bu kısımda Press on kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Press on ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Press on anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Press on ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.