Phalanx türkçesi Phalanx nedir

  • Birbirine çok bağlı topluluk.
  • Tarih, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Falanks.
  • Falanj.
  • Makedonya savaş birliği.
  • Eski yunanlılarda, özellikle makedonya yayalarının çekirdeğini oluşturan mızraklı alay. kimi ülkelerde yarı askeri siyasal örgütlere verilen ad: ispanya ulusal falanjı gibi.
  • Parmak kemiği.

Phalanx ingilizcede ne demek, Phalanx nerede nasıl kullanılır?

Phalanxes : Falanks. Falanj. Birbirine çok bağlı topluluk. Parmak kemiği. Makedonya savaş birliği.

Phalange : Savaş düzeni. Parmak kemiği. Piyade düzeni. Müfreze.

Phalangeal : Falanjiyal. Falanjeal.

Phalangectomy : Falanjektomi. Falanjektoml. Parmak ampütasyonu. Falangektomi. Parmağın ameliyatla çıkarılması, falangektomi.

Phalanges : Falanks. Parmak kemiği.

Phalangial exostosis : Bağa. Falanks eksoztozları.

Phalangist : Falangist. İspanyol faşist partisi falanj'ın üyesi.

Brachyphalangia : Bir veya birkaç parmak kemiğinin normale oranla çok kısa olması, brakifalangi. Parmak kemiği kısalığı.

Interphalangeal : İnterfalanksiyal. El veya ayak parmakları arasında bulunan.

Flying phalanger : Keseli memeliler (marsupialia) takımının kuskusgiller (phalangeridae) familyasından, 24 cm kadar uzunlukta, küçük boylu, yumuşak tüylü, uzun kuyruklu, ön ve art ayakları arasına gerilmiş kanat biçiminde bir zar bulunan, avustralya'da yaşayan bir tür. Uçan sincap. Uçan keseli sincap. Kanatlı keseli.

 

İngilizce Phalanx Türkçe anlamı, Phalanx eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Phalanx ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Digit : Parmakları meydana getiren küçük kemik parçaları. falanj. Bir parmağın genişliği. Sıfırdan dokuza kadar tamsayıların her biri. Bir sayıtın basamaklarındaki değişik değerleri gösteren sayısal damgalardan her biri. Bilgisayar, bilişim, biyoloji alanlarında kullanılır. Basamak. Rakam. Sayı. Sayamak.

Phalange : Müfreze. Savaş düzeni. Piyade düzeni.

Crowd : Üşüşmek. Birikmek. Ortaklaşa bir uyarı sonucu belli bir yerde toplanan ve dikkatlerini bu uyarının yol açtığı ortak duygusal ilgi üzerinde toplamış olup herhangi bir anda ortak eyleme geçebilecek olan insan topluluğu. Toplanmak. Sıkıştırmak. Kalabalık etmek. Doluşmak. Bıktırmak. Doldurmak.

Bone : Kemikler. Omurgalı hayvanlarda iskeleti oluşturan, kemik dokusundan meydana gelmiş, çeşitli büyüklüklerde, sert, dayanıklı parçalar. Süyek. Üstühan. Kemiklerini ayıklamak. Kemik. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kemiğin önce bir alkali çözeltisinde, sonra bir hidroklorik asit çözeltisinde işlenip daha sonra kireçle çöktürülmesiyle elde edilen, en az % 17 fosfor içermesi koşul olan bir ürün. Kılçığını ayırmak. Sünük.

Dactyl : Bir şiir ölçüsü. Bir açık ve iki kapalı heceden meydana gelen eski bir latin vezni. Yunan ve latin vezni. El veya ayak parmağı. Daktil.

Os : Os penis. Osmium. Metalik kimyasal element. Delik. Yassı kemik. Os planum. Geviş getirenlerde ayak bilek kemiklerinden os tarsale ıı ve ııı’ün kaynaşması sonucu oluşan kemiğe verilen ad. İçerisinde hava boşluğu bulunan kemik. Orta kulak kemikçiklerinden birisi. Köpekte, ratta ve porsukta varlığı bildirilmiş oluklu sonda biçiminde bir kemik.

 

Phalanx synonyms : phalanges, phalanxes, finger bone.

Phalanx ingilizce tanımı, definition of Phalanx

Phalanx kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A body of heavy-armed infantry formed in ranks and files close and deep. There were several different arrangements, the phalanx varying in depth from four to twenty-five or more ranks of men.