Phalanxes türkçesi Phalanxes nedir

Phalanxes ingilizcede ne demek, Phalanxes nerede nasıl kullanılır?

Phalanx : Falanks. Parmak kemiği. Tarih, veterinerlik alanlarında kullanılır. Falanj. Eski yunanlılarda, özellikle makedonya yayalarının çekirdeğini oluşturan mızraklı alay. kimi ülkelerde yarı askeri siyasal örgütlere verilen ad: ispanya ulusal falanjı gibi. Makedonya savaş birliği. Birbirine çok bağlı topluluk.

Phalange : Müfreze. Piyade düzeni. Parmak kemiği. Savaş düzeni.

Phalangeal : Falanjiyal. Falanjeal.

Phalangectomy : Parmağın ameliyatla çıkarılması, falangektomi. Falanjektomi. Falangektomi. Parmak ampütasyonu. Falanjektoml.

Phalanges : Falanks. Parmak kemiği.

Acanthocephalan : İntestinal parazit. Başı dikenli. Başları dikenli solucanlar. Akantosefalan.

Brachyphalangia : Bir veya birkaç parmak kemiğinin normale oranla çok kısa olması, brakifalangi. Parmak kemiği kısalığı.

Interphalangeal : El veya ayak parmakları arasında bulunan. İnterfalanksiyal.

Phalangist : Falangist. İspanyol faşist partisi falanj'ın üyesi.

Melphalan : Melfalan. Bir kemoterapötik ajan. Çoklu miyelomla ve yumurtalık kanserlerinin tedavisinde kullanılan alkilleyici, antineoplastik etkili, mekloretaminin fenilalanin türevi bir ilaç.

 

İngilizce Phalanxes Türkçe anlamı, Phalanxes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Phalanxes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Phalange : Piyade düzeni. Müfreze. Savaş düzeni.

Dactyl : Yunan ve latin vezni. Daktil. Bir açık ve iki kapalı heceden meydana gelen eski bir latin vezni. Bir şiir ölçüsü. El veya ayak parmağı.

Bone : Kemik. Kılçıklarını ayıklamak (balık). Kemiğin önce bir alkali çözeltisinde, sonra bir hidroklorik asit çözeltisinde işlenip daha sonra kireçle çöktürülmesiyle elde edilen, en az % 17 fosfor içermesi koşul olan bir ürün. Hafızlamak. İskeleti oluşturan, içinde kollagen teller ve kalsiyum tuzları bulunan, süngerimsi kemik ve sert kemik olmak üzere iki tipi olan, kasların bağlanmasıyla hareketi sağlayan, uzun, kısa ya da değişik boylarda olabilen, sertleşmiş bir özelleşmiş bağ dokusu tipi. Kemiklerini ayırmak. Üstühan. Kılçıklarını ayıklamak. Ayıklamak. Süyek.

Phalanx : Tarih, veterinerlik alanlarında kullanılır. Eski yunanlılarda, özellikle makedonya yayalarının çekirdeğini oluşturan mızraklı alay. kimi ülkelerde yarı askeri siyasal örgütlere verilen ad: ispanya ulusal falanjı gibi.

Os : Yassı kemik. Geviş getirenlerde ayak bilek kemiklerinden os tarsale ıı ve ııı’ün kaynaşması sonucu oluşan kemiğe verilen ad. Os lentikulare. Orta kulak kemikçiklerinden birisi. Osmium. İçerisinde hava boşluğu bulunan kemik. Os kuneiforme intermediolaterale. Os lunatum. Ön ayak bilek kemiklerinden alt sıradaki kemiklerin en dışta olanı, os hamatum.

Digit : Bir sayıtın basamaklarındaki değişik değerleri gösteren sayısal damgalardan her biri. Parmak. Rakam. Hane. Basamak. Bilgisayar, bilişim, biyoloji alanlarında kullanılır. Sayı. Rakam hanesi. Sıfırdan dokuza kadar tamsayıların her biri. Tek haneli rakam.

 

Crowd : Toplanmak. Israr etmek. Üşüşmek. Doldurmak. Ortaklaşa bir uyarı sonucu belli bir yerde toplanan ve dikkatlerini bu uyarının yol açtığı ortak duygusal ilgi üzerinde toplamış olup herhangi bir anda ortak eyleme geçebilecek olan insan topluluğu. Kalabalık etmek. Sıkıştırmak. Bıktırmak. Birikmek.

Phalanxes synonyms : phalanges, finger bone.