Falanks nedir, Falanks ne demek

Falanks; Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Parmak kemiği.

Falanks hakkında bilgiler

Falanks (Grekçe φάλαγξ, ), genellikle mızrak ve benzeri silahlar kullanan askerlerin birbirinden ayrılmadan art arda saflar halinde savaşmasını esas kabul eden bir savaş düzenidir. İlk uygulamaları Arkaik Yunanistan'da Hoplites adı verilen ağır piyadelerin savaş düzeni olarak ortaya çıkmıştır. Falanks düzeninden önce savaşlar, düzensiz gruplar arasında bire bir çatışmalar şeklinde yürütülmektedir. Falanks düzeni, kütlesel bir vuruş gücüyle son derece etkili bir savaş düzeni olarak ortaya çıkmıştır. Falanks düzeni ile ilgili bilinen en eski tasvirlere Sümer dikilitaşlarında rastlanmaktadır. Bu örneklerde askerler mızrak, miğfer ve vücutlarının büyük bölümünü kaplayan kalkanlar ile tasvir edilmişlerdir. Antik Mısır ordularının da geçmişte benzer taktikler kullandıkları bilinmektedir. Yunan orduları tarafından kullanılışı ile ilgili tarihçilerin mutabık kaldıkları bir nokta olmamasına karşın; benzer savunma ve kale savunma ilkeleri tarih boyunca büyük uygarlıkların orduları tarafından bilinmektedir. Bunlardan sonra bazı yazar ve tarihçiler Yunanlarda falanks düzeninin ortaya çıkış tarihi olarak MÖ 8. yüzyılı ve yer olarak ta Sparta’yı göstermelerine rağmen, Falanks düzeni MÖ 7. yüzyıl de Argos’ta Apsis savunmasının geliştirilmiş ve gözden geçirilmiş haliydi. Falanks düzeninde hoplitler, omuz omuza dizilmiş saflar oluştururlar ve arkaya doğru en az dört sıra halinde düzen alırlar. Bu tertiplenişte hoplitler, kalkanlarını birbirlerine kilitlerler, bu sırada en öndeki askerler mızraklarının öne doğru tutarlar. İkinci sırada ki askerler de birinci sıradakilerin üzerinde mızraklarını öne doğru uzatırlar

 

Falanks tanımı, anlamı

Fala : Tavuğun belirli bir yerde yumurtlaması için taş ya da başka maddeden yumurta gibi yapılmış cisim, fol. Falan

Falan : Söylenmesi istenmeyen veya gerekli görülmeyen bir özel adın yerini tutan kelime, filan. Tarih, yer, kişi vb.nin önüne gelerek tekrarlanmak istenmeyen sözlerin yerine kullanılan kelime. Cümlede belirtilen nesne veya nesnelerden sonra gelerek "ve benzerleri" anlamında kullanılan bir söz.

Falanks eksoztozları : Bağa.

Parmak kemiği : Parmakları meydana getiren küçük kemik parçaları. Falanj. (karşılık: falanj), Parmakları meydana getiren küçük kemik parçaları.

Savaş düzeni : Savaş alanında birlikler belirli bir düzenleme içinde yerleşme.

Ve benzeri : Sayılan birkaç şeyin benzerlerinin de bulunduğunu belirtmek için kullanılan bir söz, vesaire.

Son derece : Pek çok, çok fazla, son kerte.

Rastlanmak : Karşılaşılmak, rast gelinmek, tesadüf edilmek.

Omuz omuza : Çok sıkışık bir durumda, yan yana. Dayanışma içinde, birlikte.

Yürütülmek : Yürütme işi yapılmak veya yürütme işine konu olmak.

 

Rastlanma : Rastlanmak işi.

Piyadeler : Manisa şehri, Alaşehir ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Dikilitaş : (Mimarlık) Önemli bir olayın ya da bir utkunun anısı için dikilmiş tek parça yüksek taş. Dikine yerleştirilmiş, tek parça taştan yapılmış anıt. Adana ilinde, Kozan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Adana şehri, Kösreli nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Adıyaman şehri, Kızılin nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Ankara kenti, İkizce nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. İçel kenti, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Kayseri ilinde, Örenşehir bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Konya şehri, Seydişehir ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Manisa kenti, Demirci belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Niğde şehri. Sivas kenti, Yavu nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Yürütülme : Yürütülmek işi.

Düzensiz : Düzeni olmayan veya düzeni bozuk, karışık, tertipsiz, intizamsız, gayrimuntazam, aritmik. Sistemsiz.

Gösterme : Göstermek işi. Teşhir, sergileme.

Art arda : Arka arkaya.

Uygulama : Uygulamak işi, tatbikat, tatbik, pratik. Yürütüm. Bir sanat ve bilim dalının ilkelerini düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi, kılgı, tatbik, ameliye, pratik. Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata tatbik etme, tatbik.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

Uygarlık : Uygar olma durumu, medeniyet, medenilik. Bir ülkenin, bir toplumun, maddi ve manevi varlıklarının, fikir, sanat çalışmalarıyla ilgili niteliklerinin tümü, medeniyet.

Diğer dillerde Falanks anlamı nedir?

İngilizce'de Falanks ne demek ? : phalanx