Omuz omuza nedir, Omuz omuza ne demek

Omuz omuza; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de zarf olarak kullanılır.

  • Çok sıkışık bir durumda, yan yana
  • Dayanışma içinde, birlikte.

"Omuz omuza" ile ilgili cümle

  • "Omuz omuza durup kapıdan bahçeyi seyre çalışan bir bedevi kümesi yolunu kesmişti." - R. H. Karay
  • "Öfkeli insanlar, el ele, omuz omuza Taksim'e doğru akıyorlardı." - Y. Z. Ortaç

Omuz omuza hakkında bilgiler

Omuz Omuza, 4 Mayıs 2004'te Kanal D'de yayınlanmaya başlamış, Türk yapımı eski dizi. Başrollerinde Dolunay Soysert, Betül Şahin, Ebru Cündübeyoğlu ve Pınar Altuğ'un oynadığı dizi, bu dört ismin canlandırdığı dört arkadaşın hayatını anlatmaktaydı.

Omuz omuza anlamı, kısaca tanımı:

Omuz : Boynun iki yanında, kolların gövdeye bağlandığı bölüm.

Sıkışık : Sıkışmış bir durumda olan.

Durum : Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır.

Dayanışma : Bir topluluğu oluşturanların duygu, düşünce ve ortak çıkarlarda birbirlerine karşılıklı bağlanması, tesanüt. Dayanışmak işi, tesanüt.

Birlik : Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Bir arada olma durumu, vahdet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek. Bölünmezliği içeren yalın bütün.

 

Mayıs : Taze sığır dışkısı. Yılın beşinci ayı.

Kanal : Bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla veya gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu. Telefon, telgraf, radyo, televizyon vb. araçlarla iletişimi sağlayan yol, hat. Tahtanın liflerine dik yönde açılan kırlangıç kuyruğu biçimli girinti. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. İçinden damar, sinir veya bir sıvı geçen yol.

Yayın : Radyo ve televizyon aracılığıyla halka sunulan, duyurulan, iletilen eser, program, neşriyat. Basılıp satışa çıkarılan kitap, gazete vb., neşriyat.

İçinde : ... ile dolu bir biçimde. Süresince, zarfında. Ortamında.

Birlikte : Yanında, beraberinde. Bir arada, beraberce, hep beraber. Beraber.

Diğer dillerde Omuz omuza anlamı nedir?

İngilizce'de Omuz omuza ne demek? : shoulder to shoulder

Fransızca'da Omuz omuza : coude à coude