Brakes türkçesi Brakes nedir

Brakes ile ilgili cümleler

English: Check and adjust the brakes before you drive.
Turkish: Araba sürmeden önce frenleri kontrol edin ve ayarlayın.

English: Riding a bicycle without brakes is a stupid thing to do.
Turkish: Frenleri olmayan bir bisiklete binmek yapılacak aptalca bir şey.

English: Ali suddenly slammed on the brakes to avoid hitting a dog.
Turkish: Ali bir köpeğe çarpmaktan kaçınmak için aniden frene bastı.

English: I had the brakes of my bicycle adjusted.
Turkish: Bisikletimin frenlerini ayarlattım.

English: I will only buy the car if they repair the brakes first.
Turkish: Sadece arabayı ilk olarak freni onarırlarsa alacağım.

Brakes ingilizcede ne demek, Brakes nerede nasıl kullanılır?

Apply the brakes : Fren yapmak. Frenlere asılmak. Frene basmak.

Jam on the brakes : Frene kuvvetle basıvermek. Frenlere asılmak. Frene basmak.

Screech of brakes : Frenlerin acı sesi. Frenlerin cayırtısı. Hızla frene basıldığında ortaya çıkan yüksek ve tiz ses. Frenlerin çığlığı.

Stand on the brakes : Frenlere asılmak. Çok sert fren yapmak.

Brakesman : Gardıfren. Durdurucu. Frenci (tren). Frenci.

Brake band : Fren kuşağı. Fren bandı. Fren takımı. Fren çanağının etrafından bulunan esnek kuşak. Çoğu el freni sisteminde kullanılan ve fren balatalı diskini saran bant.

 

Brake anchor bracket : Fren tespit plakası.

Brake backing plate : Fren destek plakası. Fren pabuçlarının tutturulduğu rijit çelik plaka.

Brake arm : Fren kolu.

Brake air bleeding : Fren havasını alma. Fren devresine giren havanın alınması.

İngilizce Brakes Türkçe anlamı, Brakes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Brakes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hydraulic brake : Sıvı basıncı ile çalışan fren. Fren yağı. Hidrolik eğleç. Hidrolik fren. Sıvılı durduraç. Durduraç ayaklığına etkiyen gücün, tekerleklerdeki durduraç düzeneğine bir sıvı ortam aracılığıyla iletildiği dizge.

Brake system : Fren sistemi. Bir aracın hareketini yavaşlatan sistem.

Brake : Aracın hızını denetlemeye ya da durdurmaya yarayan aygıt. Frenlemek. Fren yapmak. Keten tarağı. Durduraç. Fren. Eğleç. Tokmak. Sürtünme direnci ile, devinim erkesini ısıya çevirerek devimi durduran düzenek.

Brake light : Fren stop lambası. Fren lambası. Sürücü fren pedalına bastığında aracın arkasında yanan ışık. Stop lambası. Eğleç lambası. Durduraç ayaklığına basıldığında yanarak arkadan gelen araçları uyaran ışıtaç. Durma ışıtacı.

Anchors : Sabitleyiciler. (argo terim) frenler (arabanın). Fren.

Motor vehicle : İnsan ya da yük taşıyan, iki ya da daha çok dingilli, motor gücüyle devinen araçlara verilen genel ad. Motorlu taşıt. Motorlu nakil aracı. Motorlu araç. Motorlu ulaşım aracı.

Brake band : Fren takımı. Fren kuşağı. Çoğu el freni sisteminde kullanılan ve fren balatalı diskini saran bant. Fren çanağının etrafından bulunan esnek kuşak. Fren bandı.

Stoplight : Stop lambası. Trafik lambası. Trafik ışığı. Kırmızı ışık.

Brakes synonyms : hydraulic brakes, automotive vehicle.