Breach of privilege türkçesi Breach of privilege nedir

  • Dokunulmazlığın kötüye kullanılması.
  • Dokunulmazlığın suistimalı.
  • Dokunulmazlığın suistimali.
  • Yasama organı haklarının ihlali suçu.
  • Ayrıcalığın kötüye kullanımı.
  • Ayrıcalığın kötüye kullanılması.

Breach of privilege ingilizcede ne demek, Breach of privilege nerede nasıl kullanılır?

Breach : Gedik açmak. Bozma (anlaşmayı). Gedik. Çiğneme. Güvenliği kırmak. İhlal. Uymama. Bozulma. Bozmak. Karşı gelmek.

Of : Nin. Hakkında. -nın. Den. Li. Karşı. -den. -nin. In. -li.

Privilege : Rüçhan hakkı. Müsaade. İmtiyaz vermek. Dokunulmazlık. İktisadi ve siyasal gücün eşitsiz dağılımından dolayı kimi birey ve toplumsal kesimlerin elde ettiği; yasa ya da töreyle yaptırıma bağlanan ya da bağlanmayan üstünlük durumu. Herhangi bir konuda, bir kişiye ya da kişilere belirli koşullarla tanınan hak. Muaf tutmak. Öncelik hakkı. Özel hak. Ayrıcalık tanımak.

Breach of contract : Kontrat ihlali. Sözleşme ihlali. Akdin ihlali. Sözleşmeye uymama. Sözleşme riayetsizliği. Kontratı bozma. Sözleşmeye uyulmaması. Sözleşmenin yerine getirilmemesi. Sözleşmenin ihlali. Yasal bir anlaşmanın ihlali.

Breach of duty : Görevin ihmali. Görevin yapılmaması. Görev ihlali. Görevi yapmama. Sorumluluk ihlali.

Breach of promise : Söz verip evlenmeme. Sözünden dönme. Evlenme vaadini yerine getirmeme. Sözünü tutmama. Sözünden cayma. Evlilik sözünü tutmama. Nişan bozma. Nişanı bozma.

 

Breach of order : Düzenli sıranın bozulması. Düzen ihlali.

Breach of trust : Güveni kötüye kullanma. Emanete ihanet. Emniyeti kötüye kullanma. Emanete hıyanet. Belli bir süre kullanılmak üzere bir kişiye her ne adla olursa olsun teslim edilen bir şeyin, hata veya ihmal sonucunda, kendisi veya başkasının yararına kullanılması, satılması, rehin edilmesi, tüketilmesi, değiştirilmesi veya bozulması. krş. güveni kötüye kullanma sigortası. Güveni bozma. Emniyeti suistimal.

Breach of the law : Kanunu ihlal. Yasayı çiğneme.

Breach of prison : Hapishaneden kaçma. Hapisten kaçma.