Breast fed türkçesi Breast fed nedir

  • Süt emzirmek.
  • Memeyle beslemek.
  • Meme vermek.
  • Emzirmek.
  • (bebek) emzirmek.
  • Bir bebeği meme vererek beslemek.

Breast fed ingilizcede ne demek, Breast fed nerede nasıl kullanılır?

Breast : Gönül. Göğüs. Koyun. Başla, karın arasında kalan vücut bölgesi. toraks. Göğüs germek. Sine. Meme. Yürek. Göğüslemek.

Fed : Bıkkın. Beslenen. Abd'nin merkez bankası. Beslenmiş. Federe devlet. Federal ajan. Federal rezerv sistemi. Federasyon.

Breast bone : Eklem bacaklı segmentinin, özellikle böceklerin toraks segmentinin dış iskeletinin ventral safihası. balıklar ve kurbağalar dışta kalmak üzere, omurgalı hayvanlarda göğsün tam arkasında ve eğe (kaburga) kemikleri ve omuz kemeri ile bağlı bir ya da birkaç kemik, ya da kıkırdaklı parçadan oluşmuş safiha. göğüs kemiği. Göğüs kemiği. Sternum.

Breast cancer : Göğüs kanseri. Meme kanseri. Kadın göğsünde ortaya çıkan kötücül tümör.

Breast chest : Göğüs. Gövdenin boyun ile karın arasındaki ön kısmı.

Breast drill : Göğüs matkabı. Göğüs delgisi.

İngilizce Breast fed Türkçe anlamı, Breast fed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Breast fed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Breastfeeding : Anne sütü ile beslenme. Süt emzirme.

 

Nursed : Dert etmek. Hemşirelik yapmak. Tedavi etmek. Bakılmak. Meme emmek. İyileştirmek. Bakmak. Bakıcılık yapmak. Beslemek.

Suckles : Süt vermek. Beslemek. Bakmak.

Lactate : Süt salgılamak. Laktik asidin tuzu. Süt vermek. Laktik asidin esteri. Laktat. Laktik asidin herhangi bir tuzu veya esteri. Laktik asidin sodyum laktat, potasyum laktat gibi tuz, ester veya anyon formu.

Suckle : Beslemek. Bakmak. Süt vermek.

Nurse : Dert etmek. Bakılmak. Hemşire. Meme emmek. Hastabakıcılık yapmak. Bakıcılık yapmak. Emdirmek. Kollarına almak. Tedavi etmek.

Give suck : Süt vermek.

Lactates : Laktik asidin esteri. Laktik asidin tuzu. Laktik asidin herhangi bir tuzu veya esteri. Laktat. Süt vermek. Süt salgılamak.

Nurses : Hemşireler. Dert etmek. Meme emmek. İlgilenmek. Kafaya takmak. Bakmak. Tedavi etmek. İyileştirmek. Beslemek.

Suckler : Emmek. Soğurmak. İçine çekmek. Sağlamak. Meme emmek. Sızdırmak. Massetmek. Özümlemek. İçmek.

Breast fed synonyms : lactated, breast feed, give the breast, suckled, suck, breastfeed.