Nurses türkçesi Nurses nedir

Nurses ile ilgili cümleler

English: The nurses are very nice.
Turkish: Hemşireler çok nazik.

English: Doctors and nurses carry stethoscopes.
Turkish: Doktorlar ve hemşireler steteskoplar taşırlar.

English: The nurses must see to the comfort of their patients.
Turkish: Hemşireler hastalarının rahatı için uyanık kalmak zorundadır.

English: It's hard for nurses to be objective about their patients.
Turkish: Hemşirelerin, hastaları hakkında objektif olmaları zordur.

English: The nurses turned the patient regularly in order to prevent bedsores.
Turkish: Hemşireler yatak yaralarını önlemek için düzenli olarak hastayı çevirdi.

Nurses ingilizcede ne demek, Nurses nerede nasıl kullanılır?

Nurse a grudge : Diş bilemek. Kin beslemek.

Nurse cells : Besin hücreleri. Oositin çevresinde ya da yakınındaki oosite besin sağlayan tek tek hücreler ya da hücre grubu. trofosit.

Certified nurse : Bir onay kurulundan lisans almış hemşire. Lisanslı hemşire.

Charge nurse : Başhemşire. Yüksek hemşire. Sorumlu hemşire. Baş hemşire.

Chief nurse : Sorumlu hemşire. Baş hemşire. Başhemşire.

 

Student nurse : Öğrenci hemşire.

Staff nurse : Kadrolu hemşire.

District nurse : Bölge hemşiresi.

Sick nurse : Hastabakıcı. Hemşire.

Theater nurse : Ameliyat hemşiresi.

İngilizce Nurses Türkçe anlamı, Nurses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nurses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be interested in : İlgili olmak. -e ilgi duymak. İle ilgilenmek. İlgisi olmak. Alaka duymak. İlgi göstermek. Alakadar olmak. İlgi duymak. -e meraklı olmak.

Take care of : Gözetmek. -e dikkat etmek. Halletmek (bir meseleyi). Karşılamak. Göz kulak olmak. Bakımıyla meşgul olmak. Bakımını üstlenmek. Dövmek.

Swearword : Lanet. Sövgü. Küfür.

Attended : Kulak vermek. Devam etmek. Beraberinde getirmek. Dikkatini vermek. Hazır bulunmak. Eşlik etmek. Hizmet etmek. Katılmak. Dinlemek.

Elaborate : Açmak. İnce işle ve emekle meydana getirmek. Dikkatle hazırlanmış. Ayrıntıyla donatmak. Üzerinde durmak. Ayrıntılandırmak. Karmaşıklaştırmak. Özenle hazırlanmış. Ayrıntılı bir şekilde hazırlamak.

Care for : İstemek. Çocuk yetiştirmek. Sevmek (birini veya bir şeyi). Çocuk büyütmek. Bakımını üstlenmek. Sevmek. Hoşlanmak.

Cleansed : Temizlenmiş. Arındırmak. Arındırılan. Temizlemek.

Remedied : İyi etmek. Gereğine bakmak. Çözüm getirmek. Çare. Düzeltmek. Sağaltmak. Çare bulmak. Onarmak.

Lactate : Laktat. Meme vermek. Süt salgılamak. Laktik asidin tuzu. Laktik asidin sodyum laktat, potasyum laktat gibi tuz, ester veya anyon formu. Laktik asidin herhangi bir tuzu veya esteri. Süt vermek. Laktik asidin esteri.

Cultivates : Ekmek. İlerletmek. Geliştirmek. Kendini adamak. Tarlayı sürmek. Kazanmaya çalışmak. İşlemek. Dostluğunu ilerletmek. Dostluğunu kazanmak.

 

Nurses synonyms : curse word, give tongue to, swear, cherish, ameliorates, come to terms with, better, profanity, physicked, suckler, behold, care about, doctoring, cuss, utter, amend, be into, depasture, festers, bear, fuss, troubles, cultivating, beholds, betters, elaborating, verbalize, cicatrize, languish, ameliorated, apply, breastfeed, attend to.

Nurses zıt anlamlı kelimeler, Nurses kelime anlamı

Blessed : Bereketli. Huzurlu. Kutlu. Kutsanmış. Allah'ın. Mutlu. Mübarek. Mutluluk veren. Kutsal.

Bless : Takdis etmek. Şükretmek. Dua etmek. Kutsamak. Hayırdua etmek. Kutsal saymak.