Take care of türkçesi Take care of nedir

Take care of ile ilgili cümleler

English: Above all, I take care of my health.
Turkish: Her şeyden önce, sağlığıma önem veririm.

English: Ali asked me to take care of Mary.
Turkish: Ali Mary ile ilgilenmemi istedi.

English: Ali and Mary will take care of John.
Turkish: Ali ve Mary, John'la ilgilenecek.

English: Above all, take care of yourself.
Turkish: Her şeyden önce kendine iyi bak.

English: "Do you agree to always be by my side and promise to take care of me?" "I do!"
Turkish: "Her zaman benim tarafımda olmaya ve bana bakmaya söz vermeyi kabul ediyor musun?" "Elbette ediyorum!"

Take care of ingilizcede ne demek, Take care of nerede nasıl kullanılır?

Take : Alınan taş. Avalanan hayvan miktarı. Reaksiyon. Kabul edilmek. Etkili olmak. Götürmek. Yakalamak. Alıntı. Kavramak. (fotoğraf) çekmek.

Care : İlgilenmek. Merak etmek. Hevesli olmak. Beğenmek. İlgili olmak. Koruma. İlgi. İlgi duymak. Umurumda olmak. Sorumluluk.

Of : -li. İle ilgili. -dan. In. Den. Yüzünden. Karşı. -den. -nın. -in.

Take care of number one : Kendine iyi bakmak (kendine dikkat etmek).

 

Take care of oneself : Kendi başının çaresine bakmak. Sakınmak. Kendine dikkat etmek.

In care of : Kontrolü altında. Tedavisi altında. Eliyle. Vasıtasıyla.

Taken care of : Dikkat etmek. İlgilenmek. Özen göstermek. Muhafaza etmek.

In the care of : Himayesine. Bakımı altında. Bakımında. Sorumluluğunda. Himayesinde.

Take care of yourself : Kendine iyi bak!. Sağlıcakla kal. Sağlıcakla kalınız. Kendine iyi bak. İyi bak kendine. Güle güle. Kendine iyi bak (k.i.b.). Sağlıcakla kalın. Kendine dikkat et. Kendinize iyi bakın.

Take good care of oneself : Kendine iyi bakmak.

İngilizce Take care of Türkçe anlamı, Take care of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Take care of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be mindful of : -in farkında olmak. -i hatırlamak. -i hatırında bulundurmak. Hatırında tutmak.

Compensate : Yerini tutmak. Bedelini vermek. Eşitlemek. Dengelemek. Tazminat ödemek. Acısını telafi etmek. Tazmin etmek. Ödünlemek. Gidermek.

Look out for : Sahip çıkmak.

Forfended : Önlemek. Savunmak. Korumak. Savuşturmak. Engellemek. Uzaklaştırmak. Atlatmak. Engel olmak. Yasaklamak.

Be interested in : -e meraklı olmak. İlgi duymak. İlgisi olmak. İlgi göstermek. İle ilgilenmek. Alaka duymak. İlgili olmak. Alakadar olmak. -e ilgi duymak.

Look after : Mukayyet olmak. Kollamak. İdare etmek. İle ilgilenmek. Çekip çevirmek. Çocuk bakmak.

Beware of : Aman dikkat. Sakınmak. Dikkat. Çekinmek. Kaçınmak. Korunmak.

Beholding : Dikkatle bakma. Seyretme. Seyretmek. Görmek.

Behold : Seyretmek. Görmek. Gözlemlemek. Farkına varmak. Dikkatle bakmak.

Beware : Çekinmek. Gözünü açmak. Korunmak. Çok dikkat etmek. Kaçınmak. Sakınmak.

 

Take care of synonyms : keep track of, conserve, bear on, be a father to, oversees, compensated, beetle, cares, elaborating, hold, be careful, concern, counterbalance, study, come to a point, conserving, administer to, beetled, answer, be cautious, forfend, oversee, give an eye to, belabor, give heed to, cast a glance, bewaring, come to terms with, be interested, forfends, regard, be in charge, correspond.