Britain türkçesi Britain nedir

  • Büyük britanya.
  • Uluslararası ilişkiler alanında kullanılır.
  • Birleşik krallık.
  • Britanya.

Britain ile ilgili cümleler

English: Burak persuaded Tugba to leave Britain with him.
Turkish: Burak Tuğba'yı onunla birlikte Britanya'yı terk etmesi için ikna etti.

English: And the war between France and Britain was over.
Turkish: Fransa ile İngiltere arasındaki savaş bitti.

English: France and Britain were at war once again.
Turkish: Fransa ve İngiltere bir kez daha savaştaydı.

English: France and Britain joined the invasion.
Turkish: Fransa ve İngiltere işgale katıldı.

English: After the war, Britain had many colonies.
Turkish: Savaştan sonra İngiltere'nin bir çok kolonisi vardı.

Britain ingilizcede ne demek, Britain nerede nasıl kullanılır?

 
 

Great britain pound : Büyük britanya ulusal para birimi. İngiliz sterlini.

The great britain commonwealth : İngiltere ile eski sömürgeleri arasında oluşturulan iktisadi, mali, siyasi ve kültürel birlik. İngiliz uluslar topluluğu.

Battle of britain : Britanya kraliyet hava kuvveti ile luftwaffe arasında britanya semalarında 1940 yılında gerçekleşmiş olan bir ikinci dünya savaşı muharebesi (almanya'nın britanya'yı istila girişimiyle ateşlendi). Britanya muharebesi.

Great britain : Birleşik krallık. Büyük britanya. Ingiltere ıskoçya ve gal. Britanya. İngiltere.

New britain : Connecticut eyaletinde şehir. Yeni britanya. Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri.

British : Britanya'ya ait. İngiliz halkı. Britanyalı. Britanya ile ilgili. İngilizler. İngiliz. ä°ngiliz.

Britannia metal : Beyaz metal. Sert ve beyaz bir bakır kalay ve antimon alaşımı (yaygın olarak yemek takımı üretiminde kullanılır). Britanya metali.

Brit : Britanyalı. (britanya) amerikan grammy ödülleri'nin benzeri bir ödül töreni. İngiliz.

Britannic : Britanya ile ilgili.

Britches : Breeches. Pantolon.

İngilizce Britain Türkçe anlamı, Britain eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Britain ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

European union : Çıkarlarını korumak için grup olarak hareket eden avrupa ülkeleri federasyonu. Avrupa birliği. 1957 yılında avrupa ekonomik topluluğu adıyla kurulan iktisadi bütünleşmeyi gerçekleştirdikten sonra avrupa topluluğu adını alan ve 1992 yılında maastricht anlaşması ile avrupa birliği’ne dönüşen, üye devletler arasındaki siyasal ve hukuki birleşmeyi amaçlayan birlik. birliğin üye sayısı 1995 yılında avusturya, finlandiya ve isveç’in katılımıyla on beşe, 2004 yılında ise estonya, litvanya, letonya, çek cumhuriyeti, slovakya, slovenya, polonya, macaristan, malta, güney kıbrıs rum yönetimi’nin katılımıyla yirmi beşe çıkmıştır. İktisat, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Ab.

Blighty : İngiltere.

Great britain : İngiltere. Ingiltere ıskoçya ve gal.

United kingdom : İngiltere. İskoçya. Galler ve kuzey irlanda'dan oluşan coğrafi alan.

Gb : Batı avrupa kıtasının sahillerine yakın olan büyük ada. Büyük britanya ve kuzey irlanda birleşik krallığı. Büyük britanya ve kuzey irlanda'dan oluşan anayasal monarşi.

Nato : Saldırıya karşı savunma işbirliği için 1949 yılında kurulan uluslararası organizasyon. Nasdak.

Eec : Avrupa ekonomik topluluğu. Aet. Bazı avrupa ülkelerinin ticaret politikalarını ve üye uluslar arasındaki vergi engellerini kaldırmak için yaratılan ekonomik birlik.

Britannia : Çatal.

England : İngiltere.

Scotland : Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri. Büyük britanya adasının kuzey bölümünde bulunan bir ülke. ä°skoçya. Connecticut eyaletinde şehir. İskoçya. Birleşik krallık'ın (ingiltere) bir parçası. Güney dakota eyaletinde şehir. Georgia eyaletinde şehir.

Britain synonyms : u.k., united kingdom of great britain and northern ireland, north atlantic treaty organization, cymru, cambria, northern ireland, european economic community, the uk, wales, anglia, europe, british isles, uk, european community, eu, common market, ec.