Broke his heart türkçesi Broke his heart nedir

  • Kalbini kırmış.
  • Onu hayal kırıklığına uğratmış.
  • Onun için üzülmesine neden olmuş.

Broke his heart ile ilgili cümleler

English: Kate broke his heart by rudely demanding he go away.
Turkish: Kate kaba şekilde gitmesini isteyerek onun kalbini kırdı.

English: I think I broke his heart.
Turkish: Sanırım onun kalbini kırdım.

English: The news broke his heart.
Turkish: Haber onun kalbini kırdı.

Broke his heart ingilizcede ne demek, Broke his heart nerede nasıl kullanılır?

Broke : Cebi delik. Parasız. Züğürt. Meteliksiz. Kesik. Yolsuz. Eli boş. Çulsuz. Beş parasız. Beş parasız (argo terim).

His : Eril onunki. Onunki. Onun. Onunkisi. (erkek) onun.

Heart : Cücük. Orta. Cesaret. Yürek. Merkez. Gönül. Kupa. Yüreklilik. Kararlılık.

Ate his heart out : İçi içini yedi. Acı çekti. İşkence gördü.

Came straight from his heart : Dürüst. Samimi. Gerçek hislerini ifade eden.

Won his heart : Onun kalbini kazandı. Onu kendisine hayran bıraktı. Onun düşkünlüğünü kazandı. Onun kendisini sevmesini sağladı. Onun alakasını kazandı.

Filled his heart with joy : Onu son derece mutlu yapan. Kalbini sevinçle dolduran.

Wear his heart on his sleeve : İçi dışı bir olmak. Duygularını açıkça belli etmek. İçten pazarlıklı olmamak.

Fills his heart : Onu mutlu eden. Onu neşeyle dolduran.

Has his heart set on : (bir şeyi) gerçekten isteme. Aklına koyma. Umutsuzca isteme.