Broke the ice türkçesi Broke the ice nedir

  • Birbirini tanımayan insanlar arasında oluşan rahatsız edici duyguları geçmişte bırakma.
  • Buzları kırma.

Broke the ice ingilizcede ne demek, Broke the ice nerede nasıl kullanılır?

Broke : Parasız. İflas etmiş. Yolsuz. Züğürt. Kesik. Beş parasız. Meteliksiz. Eli boş. Beş parasız (argo terim). Çulsuz.

The : Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Ice : Donmak. Buzda soğutmak. Pasta kaplama şekerlemesi. Pırlanta. Değerli taş. Öldürmek. Buzla kaplamak. Buza koymak. Şekerle kaplamak. Buzlanmak.

Broke the record : Rekor kırmak. Belirli bir zamanda kadar resmi olarak belirlenmiş en iyi performanstan daha iyi performans göstermek (örneğin bir spor müsabakasında).

The ice age : Buzul devri.

Tip of the iceberg : Buzdağının görünen ucu. Daha büyük saklı bir nesnenin küçük ortaya çıkmış bölümü. Buzdağının tepesi.

Breaking up of the ice : Kış boyunca donan ve buzla tıkanan ırmakların ilkbahar ya da yaz başlarında buzdan kurtulmaları. Buz çözümü.

Break the ice : Buzları kırmak. Soğukluğu kırmak. Buzu kırmak. Buzları çözmek. Resmiyeti gidermek. İlk defa bir işe girişmek. Buzları eritmek. Havayı yumuşatmak. Birbirini tanımayan kimseler arasındaki rahatsız hissetme durumunu ortadan kaldırmak. Gerginliği azaltmak.

The ice is broken : Sessizlik sona erdi. Buz kırıldı. İlk hareket yapıldı.