Brought to justice türkçesi Brought to justice nedir

  • Mahkemede yargılama.
  • Yanlış yapmasından mütevellit cezalandırma.

Brought to justice ile ilgili cümleler

English: I want them brought to justice.
Turkish: Onların adalet karşısına çıkarılmasını istiyorum.

English: I want Jale brought to justice.
Turkish: Jale'yi adaletin karşısına çıkarmak istiyorum.

English: I want you brought to justice.
Turkish: Adalet karşısına çıkarılmanı istiyorum.

English: I want Tom brought to justice.
Turkish: Tom'un adalet önüne çıkarılmasını istiyorum.

English: I want him brought to justice.
Turkish: Onun adalet karşısına çıkarılmasını istiyorum.

Brought to justice ingilizcede ne demek, Brought to justice nerede nasıl kullanılır?

Brought : Getirtilen. İkna etmek. Kazandırmak. Razı etmek. Getirmek. Verilen. Celp olunan. Getirilmiş. Vermek (ceza). Neden olmak.

To : -e kadar. Kadar. Oranla. Ya. Göre. -mek -mak (mastar). E. Arasında. Ye. -e göre.

Justice : Hakim. Yerindelik. Doğruluk. Dürüstlük. Mahkeme. Belli bir toplumda, belli bir tarihsel dönemde bir toplumsal olgunun adil sayılması yoluyla korunması tutumu. Hukuk, sosyoloji alanlarında kullanılır. Adalet. Hakkaniyet. Türe.

Brought to a destination : Hedefe yöneltilmiş.

Brought to an end : Bir sonuca ulaşılmış. Sonlandırılmış. Yok edilmiş. Sona erdirilmiş.

Bring to justice : Adalet önüne çıkarmak. Adaletin karşısına çıkarmak. Adalete teslim etmek.

Was brought to trial : Mahkeme önüne çıkarıldı. -e dava açıldı. Yargı önüne getirildi. Bir suçtan dolayı yargılandı.