Bucked türkçesi Bucked nedir

Bucked ingilizcede ne demek, Bucked nerede nasıl kullanılır?

Bucker : Protestocu. Engelli koşusunda yarışan at. Zıplayan at. Birşeyin üzerinden sıçrayarak atlayan at. Sıçrayarak binicisini düşüren at.

Buckeroo : Kovboy.

Buckeroos : Kovboy.

Buckers : Engelli koşusunda yarışan at. Zıplayan at. Sıçrayarak binicisini düşüren at. Birşeyin üzerinden sıçrayarak atlayan at. Protestocu.

Bucket : Kova ile çekmek. Gerdel. Tulumba pistonu. Dörtnala koşturmak. Bardaktan boşalırcasına yağmak. Şakır şakır yağmak. Bakraç. Kovayla taşımak. Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır. Kova.

Bucket down : Bardaktan boşanırcasına yağmak. Bardaktan boşalırcasına yağmak. Şakır şakır yağmur yağmak. Şakır şakır yağmak.

Bucket ladder excavator : Kepçeli tarak ekskavatörü.

Bucket chain dredger : Kovalı tarak.

Bucket seat : Öne yatar koltuk. Yuvarlak arkalı tek kişilik koltuk. Açılır kapanır koltuk. Çanak koltuk. Şekilli yaslanma yeri olan alçak kişiye özel koltuk (uçaklardaki veya arabalardaki gibi).

Bucket milking system : Sağım tesisinden sütün kovayla taşındığı sağım sistemi. Kovalı sağım sistemi.

İngilizce Bucked Türkçe anlamı, Bucked eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bucked ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Cosiest : Ev gibi. Konforlu. Sıcacık. Rahat.

Boon : İyilik. Rahatlık. Lütuf. İhsan. Bağış. Nimet.

Sponsor : Himaye etmek. Belirli koşulları taşıyan bir filmin ya da televizyon izlencesinin gerçekleştirilmesini, parası karşılığı isteyen kimse. Vaftiz babalığı yapmak (çocuğa). Ünalgı-sınalgı bağdarlamasının masraflarını karşılayıp reklam yapan firma. Desteklemek. Korumak. Kefil. Parasal destek sağlamak. Finanse etmek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Blissful : Çok mutlu. Mutlu. Neşe dolu.

Blithe : Mutlu. Şakrak. Kaygısız. Sevinçli. Şen. Tasasız. Gamsız.

Atwitter : Cıvıl cıvıl. Şen şakrak. Heyecanlı.

Patron : İltimasçı. Efendi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Müdavim. Sürekli müşteri. Sinemaya giden, filmi izleyen kimse. televizyon yayınını izleyen kimse. Himaye. Müşteri. Hami koruyucu. Hami.

Beatifical : Mutlu. Keyifli haz takdis etme veya takdim etme yeteneği olan.

Dinner bucket : Sefer tası.

Convivial : Ziyafetle ilgili. Ziyafet meraklısı. Eğlence. Muhabbetli. Şen. Şenlik.

Bucked synonyms : slop jar, dredging bucket, fit as a fiddle, breeziest, breezily, wine bucket, cheerier, cosy, blithest, waterwheel, vessel, cannikin, boons, airiest, bacchic, slop pail, cheerful, animated, cheery, favonian, cheerfully, pail, wine cooler, dinner pail, supporter, cheeriest, airy, angel, blithesome, water wheel, kibble, airier, delighted.

Bucked zıt anlamlı kelimeler, Bucked kelime anlamı

Virtuous : Erdemli. İffetli. Faziletli. Afif. Dürüst. Temiz. Namuslu. Ustalık gerektiren. Hünerli.

Good : İyi. Güzel. Sağlamlaştırmak. İyilik. Hayırlı. Yarar. Yararlı. Sağlam. Çıkar. Sağlığa yararlı.

Right : Doğru. Yolunda. Düzelmek. Sağa. Telafi etmek. Derleyip toplamak. Cidden. Doğrudan doğruya. Sağda. Doğrulmak.

Bucked antonyms : pious, moral, righteous, undefeated.