Bucket türkçesi Bucket nedir
- Gerdel.
- Bakraç.
- Kova ile çekmek.
- Tulumba pistonu.
- Kova.
- Şakır şakır yağmak.
- Dörtnala koşturmak.
- Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır.
- Kovayla taşımak.
- Bardaktan boşalırcasına yağmak.
- Bardaktan boşanırcasına yağmak.
Bucket ile ilgili cümleler
English: Ali emptied the bucket of water.
Turkish: Ali su kovasını boşalttı.
English: Ali filled the bucket with cold water.
Turkish: Ali kovayı soğuk su ile doldurdu.
English: Ali filled his bucket with sand and turned it over.
Turkish: Ali kovasını kumla doldurdu ve onu çevirdi.
English: Ali bought a bucket of extra-spicy fried chicken and a container of coleslaw.
Turkish: Ali bir ekstra-baharat kovası, kızarmış piliç ve bir konteyner lahana salatası ısmarladı.
English: Ali filled the bucket to the top.
Turkish: Ali kovayı ağzına kadar doldurdu.
Bucket ingilizcede ne demek, Bucket nerede nasıl kullanılır?
Bucket along : Hızla katetmek. Boyunca hızla gitmek. Acele ile gitmek.
Bucket chain dredger : Kovalı tarak.
Bucket conveyor : Kovalı konveyör. Kovalı götürücü. Elevatör konvayör.
Bucket down : Şakır şakır yağmak. Bardaktan boşalırcasına yağmak. Bardaktan boşanırcasına yağmak. Şakır şakır yağmur yağmak.
Bucket dredger : Kovalı tarak gemisi. Kovalı tarak makinesi. Kovalı tarayıcı.
Bucket milking system : Kovalı sağım sistemi. Sağım tesisinden sütün kovayla taşındığı sağım sistemi.
Bucket elevator : Kovalı yükseltici. Kepçeli elevatör. Kovalı asansör. Kovalı elevatör.
Bucket wheel excavator : Küreme tekerli ekskavatör. Küreme tekerli kazaratar.
Bucket trap : Kovalı buhar tutucusu. Bir kovacık yardımıyla açılıp kapanan buhar tutucusu.
A drop in a bucket : Devede kulak.
İngilizce Bucket Türkçe anlamı, Bucket eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bucket ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Kibble : Demir kova. Kaba öğütülmüş hububat. Kabaca öğütmek. Madenci kovası.
Sucker : Asalak. Kıç yalayıcı. Fışkın. Meme emen hayvan. Yolunacak kaz. Vantuz. Emme şeker. Lolipop. Yağcı.
Water bearer : Kova burcu (astronomi terimi). Kova (astronomi terimi). Kova takımyıldızı (astronomi terimi).
Pelted : Dayak atmak. Aralıksız vurmak. Taşlamak. Koşmak. Taşa tutmak. Fırlatmak. Yağdırmak. Atmak.
Pelts : Dayak atmak. Fırlatma. Post. Taşa tutma. Koşmak. Taş atmak. Atmak. Yağdırmak. Deri (hayvan). Posteki.
Beat down : Sermek. Fiyatı indirmeye ikna etmek. Bastırmak. Azaltmak. Düşürmek. Fiyat kırmak. Pazarlıkta fiyat kırmak. Vurmak (güneş vb.). Pazarlık edip fiyatı düşürmek.
Rain cats and dogs : Bardaktan boşanırcasına yağmur yağmak. Yağmur boşanmak. Gök delinmek.
Water wheel : Dolap. Su dolabı. Su çarkı. Su tekeri. Bostan dolabı.
Bucket synonyms : slop jar, dredging bucket, bucketed, rain in torrents, pail, buckets, dipper, dinner pail, slop pail, piss down, waterwheel, containerful, sheet, wine bucket, water carrier, dippers, pelting, bucketful, pour, ladle, wine cooler, come down in sheets, plungers, pelt down, vessel, pails, gallops, cannikin, teem, lash, bucket down, pelt, galloped.
Bucket ingilizce tanımı, definition of Bucket
Bucket kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To draw or lift in, or as if in, buckets. A vessel for drawing up water from a well, or for catching, holding, or carrying water, sap, or other liquids. As, to bucket water.

Bu kısımda Bucket kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bucket ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bucket anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bucket ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.