Sucker türkçesi Sucker nedir

  • Emme organı.
  • Meme emen hayvan.
  • Budala.
  • Asalak.
  • Yolunacak kaz.
  • Tulumba pistonu.
  • Çekmen.
  • Fışkın.
  • Vantuz.
  • Emme şeker.
  • Emici.
  • Lolipop.
  • Salak.
  • Piç (ağaç).
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Keriz.
  • Enayi.
  • Sürgün.
  • Yağcı.
  • Süt kuzusu.
  • Kıç yalayıcı.

Sucker ile ilgili cümleler

English: Don't say I'm a sucker.
Turkish: Benim bir enayi olduğumu söyleme.

English: Ali tried to sucker punch John.
Turkish: Ali John'a çaktırmadan yumruk atmaya çalıştı.

English: That's for suckers.
Turkish: O salaklar içindir.

English: Do I look like a sucker?
Turkish: Bir kerize benziyor muyum?

Sucker ingilizcede ne demek, Sucker nerede nasıl kullanılır?

Sucker lamp : Annesini emen ve kesim için gerekli ağırlığa ulaşması için büyütülen kuzu. Süt kuzusu.

Be a sucker for : -in tiryakisi olmak. Düşkün olmak. Çok sevmek. -e düşkün olmak. Bayılmak. Hastası olmak. -in bağımlısı olmak.

Blood sucker : Sülük. Başkalarını sömüren kimse. Asalak (argo terim). Kan emici. Vampir. Kan emen. Yarasa. Şantajcı.

Suckering : Filiz kırma. Piç alma. Omca gövdesinin alt kısımlarından veya toprak altından gelişen istenmeyen sürgünlerin omcadan uzaklaştırılması.

Suckers : Yağcı. Meme emen hayvan. Vantuz. Salak. Asalak. Keriz. Fışkın. Emme şeker. Piç (ağaç). Tulumba pistonu.

 

Sapsuckers : Ağaçkakan. Bitki özsuları ve böceklerle beslenmek için ağaçlarda delikler açan kuzey amerika ağaçkakanı türü (zooloji).

Bumsucker : Dalkavuk. Kıç yalayıcı.

Bloodsucker : Parazit. Kan emici. Sülük. Asalak.

Sapsucker : Bitki özsuları ve böceklerle beslenmek için ağaçlarda delikler açan kuzey amerika ağaçkakanı türü (zooloji). Ağaçkakan.

Bloodsuckers : Asalak. Parazit. Sülük. Kan emici.

İngilizce Sucker Türkçe anlamı, Sucker eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sucker ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Buckets : Kova.

Bud : Kafadar. Tomurcuk. Aşılamak. Aşı. Tomurcuklanmak. Filiz. Aşı yapmak. Gelişmemiş şey veya kimse. Ahbap. Konca vermek.

Booby : Bir tür deniz kuşu. Meme. Sümsük kuşu. Şavalak. Göğüs. En kötü oyuncu. Aptal. Alık.

Banishments : Nefiy. Aforoz. Uzaklaştırma. Sürgün cezası. Atma. Kovma.

Deportation : Sınırdışı etme. Sınırdışı. Yabancı uyruklu birinin bir ülke veya devletten kanun gücüyle çıkarılması. Sınır dışına çıkarma. Sürme. Sürgüne gönderme. Tehcir. Sınır dışı etme. Müebbet sürgün. Sınır dışı.

Ass hole : Dangalak. Göt deliği.

Coaxers : Sataşan kimse. Takılıp kızdıran kimse. Tatlı sözlerle kandıran kimse.

Absorbing : İnsanın tüm dikkatini toplayan. Soğurgan. Soğurma. İlginç. Sürükleyici. Çok ilginç. İlgi çekici. Emilme. Merak uyandıran.

Abdominal distention : Karın gerginliği. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Abdominal gerginlik.

Sucklings : Meme emen bebek. Süt bebeği.

Sucker synonyms : boob, simpleton, barmcake, suckling, dupe, crawler, easy prey, deportations, fawners, victim, baboons, expatriation, free rider, chumps, adsorptive, shoot, spongiest, deadhead, cupping glass, ventouse, droned, banishment, a dna, bloodsuckers, adsorbing, shoots, coaxer, clod, patsy, bumsucker, exiled, a c deformity, freeloader.

 

Sucker ingilizce tanımı, definition of Sucker

Sucker kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To deprive of suckers. One who, or that which, sucks. Esp., one of the organs by which certain animals, as the octopus and remora, adhere to other bodies. As, to sucker maize. To strip off the suckers or shoots from. As, corn suckers abundantly. To form suckers.