Buckets türkçesi Buckets nedir
- Kova.
- Tulumba pistonu.
Buckets ile ilgili cümleler
English: They carried water in buckets.
Turkish: Kovalar dolusu su taşıdılar.
English: It's raining buckets outside.
Turkish: Dışarıda şiddetli yağmur yağıyor.
English: Ali filled both buckets with water.
Turkish: Ali her iki kovayı da suyla doldurdu.
Buckets ingilizcede ne demek, Buckets nerede nasıl kullanılır?
Chain and buckets : Kovalı zincir.
Cry buckets : Hüngür hüngür ağlamak.
Bucket along : Hızla katetmek. Acele ile gitmek. Boyunca hızla gitmek.
Bucket chain dredger : Kovalı tarak.
Bucket conveyor : Kovalı götürücü. Kovalı konveyör. Elevatör konvayör.
Bucket elevator : Kepçeli elevatör. Kovalı yükseltici. Kovalı asansör. Kovalı elevatör.
Bucket down : Bardaktan boşanırcasına yağmak. Bardaktan boşalırcasına yağmak. Şakır şakır yağmur yağmak. Şakır şakır yağmak.
Bucket wheel excavator : Küreme tekerli ekskavatör. Küreme tekerli kazaratar.
Bucket ladder excavator : Kepçeli tarak ekskavatörü.
Bucket shop : Borsa hisselerinden vurgun yapan salaş yer. Borsa hisseleri üzerinde vurgun yapan yolsuz işyeri. Hisse senetleri işemleri yapan yer. Borsa hisselerinden vurgun yapan aracı kurum.
İngilizce Buckets Türkçe anlamı, Buckets eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Buckets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Waterwheel : Su çarkı.
Seed : Tohumu çıkarmak. Köken. Tohum ekmek. Meni. Horozcuk. Asıl. Döllemek. Tohum. Tohum vermek. Kaynak.
Dipper : Dalar kepçe. Biyoloji, madencilik alanlarında kullanılır. Dalan kimse. Derekuşu. Vaftize karşı çıkan kimse. Vaftiz karşıtı hıristiyan. Boyacı. Su tası. Anabatist. Büyükayı.
Vessel : Tonajı ve adı ne olursa olsun denizlerde ve iç sularda su ürünleri araştırmasında, istihsalinde, naklinde, işlenmesinde kullanılan kayık, sandal, yelkenli, şat, sal, mavna gibi vasıtalarla buharlı veya motorlu bilumum yüzer araçlar. İçinde kan ve lenf gibi sıvıların dolaştığı ve gelişmiş duvarları bulunan kanallar. böceklerin kanatlarında bulunan trakea sisteminin ince uzantıları. 3.bitki yapraklarındaki iletim sisteminin uzantıları. Gemi. Damar.
Kibble : Kabaca öğütmek. Madenci kovası. Demir kova. Kaba öğütülmüş hububat.
Water carrier : Zodyak'ın 11'inci işareti. (astroloji) kova burcunda doğan kişi. Kova takımyıldızı. Saka.
Dinner pail : Sefer tası. Sefertası.
Dinner bucket : Sefer tası.
Wine bucket : Şarap soğutma kovası.
Buckets synonyms : slop jar, dredging bucket, plunger, slop pail, water bearer, ladle, suckers, bucketed, plungers, cannikin, wine cooler, water wheel, horse chestnut, dippers, bucket, aquarius, conker, pails, sucker.

Bu kısımda Buckets kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Buckets ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Buckets anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Buckets ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.