Buckler türkçesi Buckler nedir

Buckler ingilizcede ne demek, Buckler nerede nasıl kullanılır?

Bucklers : Siper. Loca kapağı. Küçük kalkan. Kalkan. Nefer.

Swashbuckler : Palavracı. Afili kabadayı. Atıcı. Kabadayı. Deli fişek. Efe. Kavgacı kahraman (hikaye). Farfara.

Swashbucklers : Farfara. Deli fişek. Palavracı. Kavgacı kahraman (hikaye). Efe. Atıcı. Kabadayı. Afili kabadayı.

Buckle down : Sıkı çalışmak. Fiziksel güçle çalışacak şekilde kurmak.

Buckle down to : Girişmek. Dört elle girişmek. Dört elle sarılmak. Hevesle girişmek. İşe canla başla sarılmak. Ciddiyetle bir işe girişmek.

Buckle to : Güç birliği etmek. Canla başla çalışmak.

Buckle oneself to : Girişmek. Dört elle sarılmak.

Shoe buckle : Ayakkabı tokası. Atkı.

Buckle up : Bağlamak. Toka ile tutturmak. Emniyet kemeri bağlamak. İliştirmek.

Buckle under : Teslim olmak. Boyun eğmek.

İngilizce Buckler Türkçe anlamı, Buckler eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Buckler ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dikes : Ark. Set. Hendek. Etrafına set çekmek. Sevici kadın. Suyolu. Süslemek. Set çekmek. Kazmak.

Dykes : Bent. Lezbiyen. Set. Duvar. Kanal. Mecra. Kazmak. Etrafına set çekmek. Hendek.

 

Gable : Üçgen biçiminde dam. Çatı katındaki eğik duvar. Bina duvarının beşikçatı ile birleştiği yerdeki üçgen bölüm. Yan duvar. Kalkan duvarı. Üçgen çatı.

Deflector : Siperlik. Gaz havalı lambalarda, sıcak gazın dip yakınlarında dolaşmasını engelleyen, mika ya da metal pul. Deflektör. Gaz dolaşım önleyicisi.

Scutcheon : Pul (timsah). İsim plakası. Sert kabuk. Armalı kalkan. Arma. Pul (timsah vb.).

Turbot : Kemikli balıklar (teleostei) takımının, yanyüzergiller (pleuronectidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, üzerinde çivi gibi sert süsler bulunan, avrupa kıyılarında, akdeniz ve karadeniz'de yaşayan bir tür. Dişi kalkan. Kalkan balığı.

Casemate : Mazgallı siper. Kazamat (askeri terim). Kazamat.

Bulwarked : Siper ile korumak. Parampet. Muhafaza altına almak. Kale duvarı. Küpeşte. Sur. İstihkam. Dalgakıran.

Scutum : Skutum. Antik roma'da askerler tarafından kullanılan büyük kalkan. Kalkan (takımyıldızı). Skutüm. İksodid veya sert kenelerin kütikülasının üst kısmında bulunan sklerotinize kalkan. skutum tüm evrelerde bulunur ve dişi, larva ve nimflerin ön bölgesinin 1/3’lük bir kısmını, erkeklerin ise vücudunun tamamını kaplar. dişilerde ve olgunlaşmamış iksodid kenelerde geri kalan bölge alloskutum adını alır. Sert sırt kabuk. Biyoloji, uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sert tabaka veya kabuk (botanik, zooloji). Scute.

Buckler synonyms : pavis, pavise, bucklers, splashers, outgoing, bulwark, splasher, shield, armor, set, bulwarking, barricades, dike, firewall, dyke, aegis, bulwarks, targe, barricade, guard plate, soldiered, foot soldier, escutcheon, private soldier, barricading, mantlet, armour, battlements, private, egis, soldier.

Buckler ingilizce tanımı, definition of Buckler

Buckler kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A kind of shield, of various shapes and sizes, worn on one of the arms (usually the left) for protecting the front of the body. To defend. To shield.