Budder türkçesi Budder nedir

  • Fide.
  • Filizlenen şey.
  • Tomurcuklanan şey.

Budder ingilizcede ne demek, Budder nerede nasıl kullanılır?

Budders : Tomurcuklanan şey. Fide. Filizlenen şey.

Budded : Sürmek. Tomurcuk. Aşı yapmak. Gonca vermek. Aşı. Filizlenmek. Aşılamak. Gelişmeye başlamak. Tomurcuklanmak. Konca vermek.

Buddha : Buda.

Buddhism : Buda dini. Budizm.

Buddhist : Budist kimse. Budist.

Buddy : Arkadaş. Kardeş. Ahbap. Kafadar. Abicim. Ulan. Kanka. Panpa. Birader. Lan.

Budding : Yetişmekte olan. Tomurcuklanma. Tomurcuklayan. Aşı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tomurcuklanan. Göz aşısı. Omurgasız canlılarda tomurcuk meydana getirerek yapılan eşeysiz üreme. sentez adımlarını tamamlamış zarflı virüslerin çoğaldıkları hücrelerden dışarıya salınması veya bırakılması adımı. Gelişmekte olan. İlkel yapılı hayvanlarda tomurcuk meydana getirerek yapılan eşeysiz üreme.

Buddles : Cevher yunağı.

Buddies : Kafadar. Arkadaş. Kardeş. Arkadaşlar. Ahbap.

Buddhistic : Budist. Budizmle ilgili.

İngilizce Budder Türkçe anlamı, Budder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Budder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Massacre : Toplu katliam yapmak. Kırım. Katliam yapmak. Katliam. Kırıp geçirmek. Kıymak. Kılıçtan geçirmek. Topluca öldürmek. Ezmek. Katletmek.

 

Thuggee : (thuglar tarafından gerçekleştirilen) adam öldürme. Hindistan'da 600 yıl boyunca varlığını sürdüren bir katiller ve hırsızlar tarikatı. Adam öldürme.

Bloodshed : Katliam. Kan dökme. Öldürme. Kan akıtma.

Infanticide : Bebek katili. Çocuk katili. Çocuk öldürme. Yeni doğmuş çocuğu öldürme. Bebek öldürme. Yeni doğanı öldürme suçu. Bir yaşından küçük çocuğu öldürme. Yeni doğanı öldürme cürmü.

Carnage : Kıyım. Kırım. Katliam. Kan dökme.

Fulminant : Ateş püskürten. Birden gelişen (medikal tıp terimi). Ateş püsküren. Şimşek çakma. Alevlenme. Gürleyen. Birden gelen ve ciddi seyreden hastalık. Şiddetli. Aniden ortaya çıkan hastalık. Fulminan.

Elimination : Yoketme. Eleme (yarışçıyı). Bir gözlem ya da deneyde dizgeli yanılgı kaynağı olabilecek tüm etkenlerin durumdan çıkarılması. Küme içi karşılaşmalarla, daha üst basamaktaki dönüde yarışamayacak olanları ayırma. Elimine etme. Eleme. Bir kimyasal tepkimede iki tepken arasında ya da bir molekülün ayrı kesimlerinde görece yalın bir molekülün ortamdan giderilmesi. Alacakla vereceği sayışma yoluyla karşılama. karşılıklı para ve aynı türden benzeri özdeklere ilişkin önemli alacakların birbirini karşılayarak borçlu ve alacaklı durumu ortadan kaldırmaları. herhangi bir sayışımı yazılımdan çıkarma ya da sayışma yoluyla ortadan kaldırma, bir belgitin parasını ödeyerek sayışımı kapatma. Atma. İlaçların değişmemiş olarak veya metabolitleri halinde vücuttan atılması.

Choppy : Dalgalı. Tutarsız. Değişen. Yön değiştiren (rüzgar). Değişken. (rüzgar) değişken. Çırpıntılı. (deniz) çırpıntılı. İstikrarsız. Durmadan yön değiştiren.

 

Slaying : Katletme. Katliam yapmak. Öldürmek. Katletmek.

Sharp : Kurt. Diyez. Ani. İğneli. Sivri. Ani ve sert. Net. Aniden. Seçik. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Budder synonyms : contract killing, dry gulching, seedlings, budders, explosive, tyrannicide, assassination, mariticide, homicide, fast, lynching, liquidation, butchery, execution, fratricide, filicide, emergent, hit, mass murder, regicide, jerky, seedling, parricide, shoot down, gore, abrupt, uxoricide, slaughter.

Budder zıt anlamlı kelimeler, Budder kelime anlamı

Gradual : Yavaş yavaş olan. Aşamalı. Derece derece. Kademeli. Derece derece olan. Tedrici. Yavaş yavaş. Yavaş.

Slow : Bati. Geç anlayan. Yavaşlatmak. Hızı azaltan. Geri kalmış. Kesat. Sıkıcı. Geri. Geç.