Buillion türkçesi Buillion nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Altın, gümüş veya diğer değerli madenıerin eritilerek kalıba dökülmüş çubuk biçimi.
  • Külçe.

Buillion ingilizcede ne demek, Buillion nerede nasıl kullanılır?

Build : İnşa etmek. Kurmak. Yapı. Yapmak. Oluşturmak. Gelişmek. Örmek. Kümelenmek. Bina etmek. Toparlanmak.

Build a barrier : Set çekmek.

Build a bridge : Köprü kurmak.

Build a fire : Ateş yakmak.

Build a fire under : Birine fitil vermek.

Build on : Üzerine eklemek yaparak geliştirmek. Dayandırmak. İnşa etmek. Kademeli olarak eklemek (bir bina veya mevcut yeteneklere). Derece derece artırmak veya genişletmek. Genişletmek.

Build a nest : Yuva yapmak. Yuva kurmak.

Build into : Bir şeyi bir bütünün parçası olarak inşa etmek. Bir şeylerin parçası olarak bir şey yapmak veya meydana getirmek. Bir şeyin içinde imal etmek.

Build a wall : Duvar çekmek. Duvar yapmak.

Build again : Yeniden inşa etmek.

İngilizce Buillion Türkçe anlamı, Buillion eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Buillion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Bullion : Altın ve gümüş gibi değerli yeraltı ürünlerinin işlenmemiş durumları. Külçe (altın veya gümüş). Madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Külçe altın veya gümüş. Külçe gümüş. Gümüş külçesi. Külçe altın. Altın külçesi. Çubuk halinde altın ya da gümüş.

 

Bullions : Külçe altın veya gümüş. Altın külçesi. Çubuk halinde altın ya da gümüş. Külçe gümüş. Külçe altın. Altın veya gümüş külçe. Gümüş külçesi.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

Nuggets : Kaynak dolgusu. Saf altın parçacığı. Salak. Küçük değerli şey. 1 sterlin. Altın külçesi. (altın vb) külçe. Doğal külçe. Aptal.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Cardinal : Asıl. Esas. Biyoloji, tarih alanlarında kullanılır. Papayı seçen, ona danışmanlık eden ya da onun bakanları görevini yapan yetmiş başpapazdan her biri. Kardinal. Katolik başpapazı. Ana. Parlak kırmızı. Baş. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, ispinozgiller (fringillidae) familyasından, 20 cm kadar uzunlukta, kuzey amerika'da yaşayan bir tür.

 

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Buillion synonyms : one thousand thousand, 1000000, ability to pay approach, chunks, ingots, large integer, chunk, a change in individual demand, a change in supply, abnormal budget expenditures, meg, abnormal budget, abolition of forced labour convention, a group shares, a pass through certificate, nugget, ingot, a shift in individual demand, a type mutual funds.

Buillion zıt anlamlı kelimeler, Buillion kelime anlamı

Ordinal : Takıma ait. 2. Takıma ait (biyoloji terimi). Sıra gösteren. Sıra sayı gösterimi 1. Sırasal. Sıra sayısı. Sıra. Sıra belirten. Derece gösteren.