Bulging türkçesi Bulging nedir
Bulging ile ilgili cümleler
English: He has bulging biceps.
Turkish: Onun şişkin pazısı var.
Bulging ingilizcede ne demek, Bulging nerede nasıl kullanılır?
Bulging eyes : Pörtlek göz. Çıkıntı yapan göz. Dışa çıkık gözler. Dışarı doğru fazlasıyla çıkıntılı göz. Çıkık göz. Böcek göz.
Chemical bulging : Kimyasal bombaj. Asidik gıda konservelerinde, asitle konserve kutusu metali arasındaki reaksiyon sonucu, hidrojen veya karbondioksit gazının oluşumuyla meydana gelen bombaj tipi.
Dry bulging : Kuru bombaj. Daha çok mesentericus-substilis grubu bakteriler tarafından oluşturulan, et içeriği sıvılaşmayıp anormal koku, anormal lezzet ve çok az miktarda gazla kendini belli eden bakteriyel bombaj biçimi.
Physical bulging : Fiziksel bombaj. Kutu konserve ürünlerde yüksek ısı, soğuk ve donma gibi daha çok teknolojik bir hatadan kaynaklanan bombaj biçimi.
Wet bulging : Anaerob basiller tarafından meydana getirilen, etin daha çok jel kısımlarının erimesiyle ve çok az gaz oluşumuyla belirgin bakteriyel bombaj biçimi. Islak bombaj.
Bulgar : Bulgur.
Bulgarian capital : Bulgaristan başkenti.
Bulgarian exarchate : Bulgar egzarhlığı.
Bulgiest : Şişkin. Pörtlek. Şişmiş. Kabarık. Karınlı. Şiş. Pırtlak.
Bulgier : Şiş. Şişkin. Kabarık. Pörtlek. Pırtlak. Şişmiş. Karınlı.
İngilizce Bulging Türkçe anlamı, Bulging eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bulging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Fleche : Atılma eyleminin yapılması için verilen komut. Atılma. Bir dürtüş ya da vuruşu, karşı yarışmacıya doğru sıçrayıp ona çarpmadan havada uygulama. Atıl.
Broaches : Delmek. Açmak. Del. Şişlemek. İleri sürmek. Konuya girmek. Çekmek. Açmak (bir konuyu). Delik açmak.
Overstatements : Mübalağa. Abartma. Mübalağalı söz. Abartı.
Convexo concave : Bir tarafı tümsek diğer tarafı çukur. Bir tarafı içbükey bir tarafı dışbükey.
Blubbery : Şişman. Şişik.
Hogging : Kemer şeklini verme. Parlatma hatası. Killi kum-çakıl. (rotorun) kamburlaşması. Yalazla kesmeli temizleme. Kamburlaştırma. Killi çakıl. Kemerleme. Dışa bükülme kamburlaşma.
Exaggeration : Büyütme. İfrat. Aşırılık. İzam. Abartma. Abartı. Mübalağa.
Bellying : Şikayet etmek. Sızlanan. Şikayet etme. Şişmek. Sızlanmak. Yakınmak.
Bloated : Kabarmış. Böbürlenen. Şişirilmiş. Davul gibi. Şişmiş. Davul gibi şişmiş. Şişmiş (karın). Övünen.
Baggier : Torba gibi sarkan. Çuval gibi. Torba gibi. Bol. Gevşek. Asılı. Düşük. Sarkık. Şapşal.
Bulging synonyms : umbel like, broken backed, gibbose, helmet shaped, convex, lenticular, blubbered, peened, raise, convexo convex, neckings, projecting, bodkins, planoconvex, botched, blubbers, bagging, biconvex, protuberances, inflating, lentiform, ballooning, pustules, blains, bodkin, swelling, swellings, bouffant, bulgier, umbellate, broach, projected, pustule.
Bulging zıt anlamlı kelimeler, Bulging kelime anlamı
Intrusive : Davetsiz. Araya giren. Kullanışsız. İzinsiz giren. İzinsiz ve davetsiz giren. Zorla giren. Zorla içeri giren. Elverişsiz. Mütecaviz. Sırnaşık.
Concave : Çukur. Obruk. İçe bombeli. İçbükey. Oyuk. Iraksak. Konkav. Konkav. İçbükey yüzey.

Bu kısımda Bulging kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bulging ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bulging anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bulging ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.