Bungling türkçesi Bungling nedir

Bungling ingilizcede ne demek, Bungling nerede nasıl kullanılır?

Bunglingly : Beceriksiz bir şekilde. Bozarak.

Bunglings : Bozan. Acemice iş gören. Beceriksiz.

Bungle : Berbat etmek. Yüzüne gözüne bulaştırmak. Beceriksizlik. Becerememek. Büyük hata. Aptalca hatalar yaparak bir şeyi becerememek. Bozmak. Karışıklık. Acemice iş yapmak. Acemice iş.

Bungled : Becerememek. Berbat etmek. Yüzüne gözüne bulaştırmak. Acemice iş yapmak. Baştan savma. Acemice yapılmış.

Bungler : Kötü iş gören kimse. Beceriksiz kimse. Beceriksiz. Acemi.

Bungles : Acemice iş yapmak. Becerememek. Berbat etme. Yüzüne gözüne bulaştırmak. Aptalca hatalar yaparak bir şeyi becerememek. Bozmak. Bozma. Karışıklık. Büyük hata. Berbat etmek.

Bung : Atmak. Tıkamak. Ağzını tıpa ile kapamak. Fıçı tapası. Tapa. Tıpa. Tıkaç. Hırpalamak. Tapalamak. Savurmak.

Bunglers : Kötü iş gören kimse. Beceriksiz. Beceriksiz kimse. Acemi.

Bungalows : Tek katlı tahta ev. Sayfiye evi. Tek katlı verandalı ev. Tek katlı kır evi. Geri zekalı. Bungalov. Salak. Aptal. Tek katlı ev.

Bungalow : Aptal. Tek katlı ev. Bungalov. Tek katlı kır evi. Tek katlı tahta ev. Salak. Tek katlı verandalı ev. Sayfiye evi. Geri zekalı.

İngilizce Bungling Türkçe anlamı, Bungling eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Bungling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bumblings : Sakar.

Botcher : Kötü iş gören kimse. Kaba yama yapan kimse.

Depraver : Baştan çıkaran. Dejenere eden. Ahlaksızlaştıran.

Deteriorative : Bozuklukla ilgili. Kötüleştiren. Bozucu. Kötüleşen. Kötüleştirici. Bozulmaya neden olan. Bozulan.

Distorter : Bozucu kimse. Yanlış takdim eden. Tahrifçi. Düzenbaz. Büken. Yanlış sunan. Yanlış bilgi veren. Yamultan. Deforme eden.

Amateur : Meraklı. Amatör. Hevesli. Hiç bir çıkar ve kazanç gözetmeksizin kılıçoyunu ile uğraşan, bunu beğeni için yapan kimse. Özenci. Deneyimsiz kimse. Tiyatroya özenen, tiyatroyu sevdiği için yönelen, tiyatro eğitiminden geçmemiş ve meslekten olmayan kişi.

Disrupting : Ayırmak. Yarmak. Bozmak. Parçalamak. Bozulmak. Bozma. Dağıtmak. Parçalanmak. Karışıklığa itmek.

Enervating : Moral bozucu. Zayıflatma. Güçten düşmesine sebep olan. Gevşeklik verme. Kuvvet veya cesaretini kırma. Cesaret kırıcı. Moralini bozma. Güçten düşüren. Güçten düşürücü.

Perverter : Ayartan. Fettan. Baştan çıkaran kişi. Baştan çıkaran. Saptıran.

Blunderings : Gaf yapan. Sarsak. Çam deviren. Sakar. Pot kıran. Hödük. Acemi. Hantal.

Bungling synonyms : rescissory, distorters, fumbling, expunger, bumbling, heavy handed, clumsy, maladroit, bunglings, ham fisted, blundering, infirmative, invasive, handless, butterfingered, botchers, bumpkinish, awkward, expungers, bumblers, blunderer, left handed, incompetent, all thumbs, boors, distortive, endamaging, ham handed, amateurish, blunderers, unskilled, boor.

 

Bungling zıt anlamlı kelimeler, Bungling kelime anlamı

Skilled : Kalifiye. Eli yatkın. Usta. Ustalık gerektiren. Deneyimli. İşini iyi yapan. Becerili. Vasıflı. Teknik bilgisi iyi olan. Marifetli.

Adroit : Usta. Çok becerikli. Hünerli. Eli çabuk. Marifetli. Zeki. Mahir. Becerikli.

Bungling ingilizce tanımı, definition of Bungling

Bungling kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Awkward. Unskillful. As, a bungling workman. Clumsy.