Disrupting türkçesi Disrupting nedir

Disrupting ingilizcede ne demek, Disrupting nerede nasıl kullanılır?

Disruption : Bozulma. İşleyişini durdurma. Karışıklığa itme. Aksama. Bozucu. Bozma. Kesilme. Parçalanma. Yarılma. Karmaşa.

Disruptions : Karışıklığa itme. Aksamalar (bir makinenin çalışmasında). Parçalanma. Kesilme. Bozulma.

Disruptive : Birliği bozan. Rahatsız edici. Kargaşaya yol açan. Parçalayıcı. İşleri aksatan. Aksatan. Bölücü. Bozucu. Karışıklığa sebebiyet veren. Yıkıcı.

Disruptive discharge : Geçici boşalma. Bozulma boşalması.

Disruptive explosive : Güçlü patlayıcı.

Disruptive voltage : Atlama gerilimi. Bozulma gerilimi. Delinme gerilimi.

Disrupt : Aksatmak. Akamete uğratmak. Altüst etmek. Karışıklığa itmek. Bozulmasına yol açmak. Yarmak. Parçalamak. Dağılmak. Bozulmak. Parçalanmak.

Disruptively : Engelleyici bir şekilde. Aksatıcı bir biçimde. Yıkıcı bir şekilde. Bozucu bir şekilde. Ara bozucu bir şekilde. Yaramaz bir şekilde. Rahatsızlık vererek. Hasar verici bir şekilde. Karıştırıcı bir şekilde. Bölücü bir şekilde.

Disruptiveness : Bölücülük. Yaramazlık. Rahatsızlık vermeye eğilimli. Hasar verici. Rahatsızlığa sebep olma. Yarıcılık. Engelleyici. Parçalayıcılık. Bozuculuk. Ayırıcılık.

 

Disrupted : Parçalamak. Bozmak. Altüst olmuş. Yarmak. Dağıtmak. Ayırmak. Dağılmak. Parçalanmak. Karışıklığa itmek. Bozulmuş.

İngilizce Disrupting Türkçe anlamı, Disrupting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disrupting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crossing out : Çizmek. Üstünü çizme. Silme. Silmek. Karalama. Çizme.

Addling : Bozulmak (yum.). Kokmak (yum.). Kokmak. Şaşırtmak. Cılk. Kokuşturmak. Çürük. Kafa karıştırmak.

Storm center : Kasırga merkezi. Karışıklığın kaynağı.

Cleaving : Dilinim. Yapışmak. Bölmek. Yarılmak. Çatlamak. Açmak. İkiye ayrılmak. Sadık kalmak. Bağlı olmak.

Be scattered : Serpilmek. Savrulmak. Saçılmak. Perişan olmak.

Busts : Sona ermek. Becerememek. Tutuklamak. Vurmak. Batmak. Kırmak. İflas ettirmek.

Allot : Paylaştırmak. Tahsis etmek. Tanımak (süre). İfraz etmek. Hisseye ayırmak. Pay etmek. Hisselere ayırmak. Vermek (süre). Kura ile belirlemek.

Cleft : Uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Oluk. Ayrık. Irakgörürlerin içinde bulunduğu kubbenin gözlem için açılabilen parçası; bir alan üzerinde açılan şerit biçimindeki boşluk. Herhangi bir organ veya oluşum üzerindeki uzunlamasına seyir gösteren açıklık, kleft. Çatlak. Çukur. Kleft. Ay yüzeyinde görülen uzun yarıklardan her biri. Cep.

Adulterating : Karışık. Hile katmak. Yabancı madde karıştırarak. Saflığını bozmak. Seyreltmek. Hileli. Değerini düşürmek. İçine yabancı madde katmak. Yabancı madde katmak.

Disrupting synonyms : hoo hah, be corrupted, abolish, distortive, dashes, busted, crashed, cancelation, clove, enervating, unquiet, abash, flutter, abolishes, distorter, breach, kerfuffle, storm centre, disrupted, changing, hurly burly, bestrews, alloy, be destroyed, disrupt, bestrewing, cut up, crushes, conversion, upheaval, cancellations, deteriorative, infirmative.

 

Disrupting zıt anlamlı kelimeler, Disrupting kelime anlamı

Quiet : Dinlendirici. Huzurlu. Gizli. Durgun. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sakin. Yatışmak. Kandırmak. Yatıştırmak. Kuytu.

Order : Ismarlamak. Havale. Yargı. Kimyasal hız denklemlerinde derişiklik çarpanları sayısı. türevsel denklemin en yüksek türevi. Düzenlemek. Öğeleri, belirlenmiş kurallara göre yerleştirmek. Düze. Emretmek. Sıralamak. Tertip.