Bunn türkçesi Bunn nedir

  • North carolina eyaletinde yerleşim yeri.

Bunn ile ilgili cümleler

English: I made some bunny-shaped cookies.
Turkish: Tavşan şeklinde bazı kurabiyeler yaptım.

English: Jale wore bunny slippers.
Turkish: Jale kız terlikleri giydi.

English: That was an angry bunny.
Turkish: O öfkeli bir tavşandı.

English: Ali gave his daughter a stuffed bunny.
Turkish: Ali kızına bir doldurulmuş tavşan verdi.

English: Do you believe in the Easter Bunny?
Turkish: Paskalya tavşanına inanıyor musun?

Bunn ingilizcede ne demek, Bunn nerede nasıl kullanılır?

Bunnies : Kız. Tavşancık. Tavşan.

Bunns : North carolina eyaletinde yerleşim yeri.

Bunny : Tavşan(cık). Son derece serbest pozisyonda atılan şut. Tavşan. Tavşancık. Kız.

Bed bunny : Erkeklerle düşüp kalkan kız.

Easter bunny : Paskalya tavşanı.

Bun : Çörek. Ot. Top. Tavşan. Topuz (saç). Saç topuzu. Kurabiye. Topuz. (saç) topuz. Topuz saç.

Snow bunny : Kayak öğrencisi. Zencilerin beyaz kadınlar için kullandığı terim. Kar hastası. Kar meraklısı. Kayak yapan güzel kadın.

Bunce : Kazanç kaynağı. Devletkuşu. Beklenmedik şans. Gökten gelen refah. Talih kuşu. Bolluk. İyi şans getiren ani olay. Beklenmedik zenginlik. Beklenmedik iyi şans. Zenginlik getiren şey.

Bun fight : Bir grup insan arasında küçük kavga. Çay partisi. (ingiliz argosu) büyük veya resmi çay partisi. Düzensiz ve gürültülü insan topluluğu. Resmi parti. Akşam yemeği partisi. Tartışma (argo terim). Münakaşa.

 

Bunamidine salts : Bunamidin tuzları. Bunamidin hidroklorür, p-toluensülfonat ve bunamidin hidroksinaftoat bileşikleri halinde şeritlerin öldürülmesinde kullanılan ve etki biçimini, parazit derisinin geçirgenliğini bozarak başta glikoz ve diğer besin maddelerinin emilmesini engelleyerek gösteren antelmentik ilaç grubunun ortak adı.

İngilizce Bunn Türkçe anlamı, Bunn eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bunn ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Destroy : Öldürmek. Ümidini yıkmak. Helak etmek. Yok etmek. Yıkmak. Tüketmek. Harap etmek. Kırmak. İmha etmek. Zeval vermek.

Cremate : Ölüyü yakmak. Ölü yakmak. Yakmak (ölü vb). Ceset yakmak. (ölüyü) yakmak.

Glow : Alevlenmek. Coşmak. Parlamak. (yüz) kızarmak. Korlaşmak. Kızıllaşmak. Bir yüzeyin ya da ortamın ışıklı olması hali. Kıpkırmızı olmak. Kızarmak. Yüze renk gelmek.

Ruin : Yıkıntı. Harap etmek. Rezil etmek. Yıkılış. Harab etmek. Yıkılma. Mahvoluş. Ören. İflas. Canına okumak.

Scorch : Uçmak (araba vb). Hızlı gitmek (araba vb.). Acı sözlerle incitmek. Uçmak (araba vb.). Yanmak. Kavurmak. Kavrulmak. Ağır konuşmak. Ağır eleştirmek. Kurutmak.

Gutter : Kötü yol. Kaba. Eriyip akmak (mum). Kitap sayfası marjı. Batak. Kanivo. Sefalet. Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır. Oluk açmak. Oluk.

Backfire : Geri tepmek (motorun ateşi). İstenmeyen sonuçlar vermek. Ters gitmek. Geri tepme. Olumsuz sonuç vermek. Aleyhine dönmek. İstenilenin aksi olmak. Erken ateşlemek. Erken ateşlenmek (iç yakımlı motorlarda). Geri tepmek.

 

Incinerate : Yakmak. Yakıp kül etmek.

Torch : El feneri. Alev makinesi. Asetilen lambası. Kasıtlı yangın çıkarmak. Flambaj. İnce kılların ortadan kaldırılması amacıyla karkasın alevle ütülenmesi işlemi. Şalümo. Üfleç. Cep feneri.

Fire : Yangın. Kovmak. Ateşe vermek. Soruvermek. Canlandırmak. Ateş almak. Dağlamak. Isıtmak. Alev almak. İşten atılma.

Bunn synonyms : shine, combust, beam, burn down.

Bunn ingilizce tanımı, definition of Bunn

Bunn kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : [Bakınız: Bun].