Buoyant türkçesi Buoyant nedir

Buoyant ingilizcede ne demek, Buoyant nerede nasıl kullanılır?

Buoyant force : Kaldırma kuvveti.

Buoyantly : Yüzerek. Dalgalanırken. Kaygısız bir şekilde. Keyifli. Canlı bir şekilde. Yüzerken. Neşeli bir halde. Şen şakrak.

Buoyance : Suya batmama. Hafiflik. Üzüntüden veya depresyondan çabucaktoparlanabilme vasfı. Yüzme kabiliyeti.

Buoyances : Suya batmama. Yüzme kabiliyeti. Hafiflik. Üzüntüden veya depresyondan çabucaktoparlanabilme vasfı.

Buoyancies : Ekonomik canlılık. Kaldırma kuvveti. Neşe. Hidrostatik kaldırma. Suyun kaldırma etkisi. Batmazlık. Suya batmama. Yukarıya doğru basınç. Alttan kaldırma. Canlılık.

Bell buoy : Canlı şamandıra. Çanlı şamandra. Çanlı samandra. Çanlı şamandıra.

Buoy out : Şamandıra ile işaret koymak.

Center of buoyancy : Denizcilikte yüzdürme merkezi. Yüzme merkezi. Kaldırma kuvvetinin  merkezi. Sephiye merkezi. Kaldırma gücü merkezi. Kaldırma kuvveti merkezi.

Buoyages : Şamandralama. Şamandıra temini. Balisaj.

Buoy up : Yüksek tutmak. Desteklik etmek. Yüzdürmek. Moral vermek. Neşelendirmek.

İngilizce Buoyant Türkçe anlamı, Buoyant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Buoyant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Floatier : Çok hafif. Suda batmayan. Yüzebilir.

High pitched : Tiz. Tiz (ses). Çok tiz. Dik meyilli.

Ataractic : Huzurlu. Yatıştırıcı. Ataraktik. Sakinleştirici. Sakinleştirici ilaç. Ataraksik. Yatıştırıcı ilaç.

Acro : Akro. Yükseklik.

Breeziest : Teklifsiz. Rüzgarlı. Havalı. Umursamaz. Esintili. Cıvıl cıvıl. Şen.

Happy go lucky : Raslantısal. Gamsız. Şansına güvenen. Vurdumduymaz. Sevindirici. Tasasız.

Hefty : Etkili. Gövdeli. Çok. Güçlü kuvvetli. Bol. Ağır. İri. Çam yarması gibi. İri yarı.

Natant : Su yüzeyinde yüzen. Suda yüzen. Su yüzeyinde yüzen organizma. Natant.

Hasteless : Rahatlık. Acelesiz. Telaşsız.

Blithest : Şakrak. Sevinçli. Gamsız. Tasasız. Mutlu. Şen.

Buoyant synonyms : bouncier, atwitter, airier, blithesome, perky, bobbish, exalted, airiest, high, haute, carefree, brisk, brisked, brisker, heftier, natatoire, dominant, gaily, cheerful, grandiose, blithe, advanced, above ground, floatiest, boon, animated, brisks, incurious, alive and well, alive, ataraxic, brisking, supernatant.

Buoyant zıt anlamlı kelimeler, Buoyant kelime anlamı

Heavy : Kötü adam rolü. Ağır siklet. Şiddetle. Ağırlıklı. Yoğun (trafik). Başrol oyuncusu. Ağır. Çok. Sıkıcı. Beceriksiz.

Depressing : Kasvet verici. İç karartıcı. Hüzünlü. Can sıkan. Moral bozucu. Düşürme etkisi yapma. Bunaltıcı. Üzücü. Acıklı. Kasvetli.

Buoyant ingilizce tanımı, definition of Buoyant

Buoyant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Tending to rise or float. Having the quality of rising or floating in a fluid. As, iron is buoyant in mercury.