Burkinese türkçesi Burkinese nedir

  • Burkina faso'ya özgü.
  • Burkina faso'nun veya burkina faso ile ilgili.
  • Burkina faso.
  • Burkina fasolu.

Burkinese ingilizcede ne demek, Burkinese nerede nasıl kullanılır?

Burkina faso : Batı afrika'da bir ülke (eski adı yukarı volta'dır). Burkina faso.

Burkina faso franc : Burkına faso frankı.

Burkinian : Burkina faso'ya özgü. Burkina faso. Burkina fasolu.

Burkitt lymphoma : Tropik bölgelerdeki insanların lenfoit hücrelerinde görülen ve epstein barr (eb, ebv) virüsü tarafından meydana getirilen bir kanser tipi. Burkitt lenfoma.

Burkitts lymphoma : Burkitt lenfomu. İnsanlarda, başta ipek maymunu ve uzun kollu maymungiller olmak üzere maymunlarda çene, yüz veya karın içi lenf yumrularında gelişip hızla yayılan, en çok afrika’nın merkeze yakın bölgelerinde görülen bir çeşit kötücül lenfom, afrika lenfomu, burkitt tümörü. hastalığın nedeni olarak epstein-barr virüsü sorunlu tutulur.

Burkitts tumor : Burkitt lenfomu. Burkitt tümörü.

İngilizce Burkinese Türkçe anlamı, Burkinese eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Burkinese ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Turbidity : Bulanıklık. bir hücre karışımındaki hücre sayısının varlığının belirtisi olan ve optik olarak ölçülebilen bulutsu görüntüsü. Turbidite. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bulanıklılık. Bulanıklık. Berrak durumda bulunan ve içinde gözle görülen herhangi bir partikül var olmayan içeceklerin, herhangi bir hata sonucunda berraklığını yitirmesi. gıda maddelerinde tanı ölçütü, turbidite. Çözünmemiş asıltının ışığı saçtırarak sıvıyı saydam göstermemesi. Su içerisindeki asılı partiküller nedeniyle berraklığın bozulması, turbidite. Yoğunluk. Çalkantılılık.

 

Opacity : Opasite. Saydamsız olma durumu. filmin ışık geçirmezlik durumu ve bunun ölçümü. Mantıksızlık. Anlaşılmazlık. Gazların ışığı sönükleştirme, soğurarak azaltma özelliği. Bulanıklık. Tortulanma. Opaklık. Işık geçirmezlik. Şeffaf olmayış.

Mistiness : Sisli olma. Sislilik. Karanlık. Bulanıklık. Dumanlılık. Sis. Duman.

Haziness : Pusluluk. Karışıklık. Sis. Bulanıklık. Belirsizlik. Kararsızlık. Müphemlik.

Muddiness : Pislik. Sönük. Çamurlanma. Çamurluluk. Bulanıklık. Gitar manyetiğinin çıkış gücüne, yüksekliğine, gitarı oluşturan ağaç türüne veya tellere bağlı olarak tel titreşimlerinin dağınık alınması sonucu seslerin tane tane alınamaması, kontrolsüz ve birbirine girmiş biçimde çıkması. Bulanıklılık.

Atmosphere : Ortam. Belirli bir çevreye, başka çevrelerden ayrı, değişik bir özellik sağlayan öğelerin oluşturduğu bütün. Havaküre. Dramatik durumun tinsel iklimini ortaya çıkaran öğe. bu, kişiler, konuşmalar, dekor, giysi, donatımlıklar, sahne eşyaları, ışıklama, müzik ve benzeri öğelerin yardımıyla elde edilir. Havayuvarı. Basınç birimi. Dramatik durumu, karakterler, konuşma, dekor, giyim-kuşam, ışık, müzik aracılığıyla bir oyunun özelliğini, tinsel iklimini ortaya çıkaran öğe. Atmofer. Atmosfer. Coğrafya, uzay, kimya, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır.

 

Fug : Havasız ortam. Sigara. Ağır hava.

Turbidness : Bulutluluk. Solukluk. Karanlık. Çamurluluk. Bulanıklık.

Murk : Karanlık. Kasvet.

Burkinese synonyms : vapourousness, burkinian, fog, fogginess, cloudiness, opaqueness, burkina faso, atmospheric state, steaminess, vaporousness.

Burkinese zıt anlamlı kelimeler, Burkinese kelime anlamı

Clarity : Anlaşılırlık. Duruluk. Vuzuh. Belirginlik. Açık seçiklik. Sarahat. Netlik. Bir kavram, anlatım ya da bir ölçümün kolayca kavranabilirliği. Berraklık. Belginlik.

Smallness : Ufaklık. Adilik. Az miktar. Dar görüşlülük. Küçüklük. Basitlik. Önemsizlik.

Littleness : Yetersizlik. Önemsizlik. Miskinlik. Dar görüşlülük. Küçüklük. Azlık.