Burn the midnight oil türkçesi Burn the midnight oil nedir

  • (çalışarak) sabahlamak.
  • Gecesini gündüzüne katmak.
  • Geceyi gündüze katmak.
  • Gece yarısına kadar çalışmak.
  • Geç vakte kadar çalışmak.
  • Geç saate kadar ayakta kalmak.
  • Gece geç saatlere kadar çalışmak.
  • Gece yarılarına kadar çalışmak.
  • Sabahlara kadar çalışmak.

Burn the midnight oil ile ilgili cümleler

English: I'll burn the midnight oil tonight.
Turkish: Bu gece geç vakte kadar çalışacağım.

Burn the midnight oil ingilizcede ne demek, Burn the midnight oil nerede nasıl kullanılır?

Burn : Yanıp kül olmak. Yanık. Oyuna getirmek. Yanmak. Fazla pişerek yanmak. Kavurmak. Kiremitte pişirmek. Kızdırmak. Parıldamak.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Midnight : Güneşin alt öğlenden geçtiği an ya da güneşin batması ile doğması arasındaki sürenin ortası. Geceyarısı. Gece yansı. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Gece yarısı. Güneş'in alt öğlenden geçtiği an; ya da güneş batması ile doğması arasındaki zamanın ortası.

Oil : Yağ. Yağcılık yapmak. Yağlıboya. Yağ çekmek. Sıvıyağ. Küspe. Yağ sürmek. Yağlamak. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Zeytinyağı.

 

Burnt the midnight oil : Geç saatlere kadar çalışma. Geceyi gündüze katma.

Burn the candle at both ends : İpi iki eli ile tutmak. Kendisini helak etmek. Gece gündüz demeden çalışarak kendini helak etmek. Geceyi gündüze katmak. Kendisini paralamak. Fazla çalışmak. Dur durak bilmeden çalışmak. Gecesini gündüzüne katmak. Durup dinlenmeden çalışmak. Enerjiyi boşa harcamak.

İngilizce Burn the midnight oil Türkçe anlamı, Burn the midnight oil eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Burn the midnight oil ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Burn the candle at both ends : Gece gündüz demeden çalışarak kendini helak etmek. Dur durak bilmeden çalışmak. Durup dinlenmeden çalışmak. Fazla çalışmak. Kendisini paralamak. Enerjiyi boşa harcamak. İpi iki eli ile tutmak. Kendisini helak etmek.