Buses türkçesi Buses nedir

  • Otobüs.
  • Otobüsler.
  • Otomobil veya uçak.

Buses ile ilgili cümleler

English: How often do the buses come?
Turkish: Otobüsler ne sıklıkta gelir?

English: How many times an hour do the buses here leave?
Turkish: Burada otobüsler saatte kaç kez kalkar?

English: Change buses at that stop.
Turkish: Bu durakta otobüs değiştir.

English: All the buses are full.
Turkish: Tüm otobüsler dolu.

English: "How often do the buses run in an hour?" "Every thirty minutes."
Turkish: "Otobüsler bir saat içinde ne sıklıkta çalışırlar?" "Her otuz dakikada."

Buses ingilizcede ne demek, Buses nerede nasıl kullanılır?

Where are the buses : Otobüsler nerede.

Abuses : Suistimal etmek. Kötü davranmak. Kötüye kullanmak. Tecavüz etmek. Kötü emellerine alet etmek. Küfretmek. Taciz etmek.

Arquebuses : Eski bir tür silah.

Autobuses : Otobüs.

Disabuses : Uyandırmak. Gözünü açmak. Birini yanlış düşüncesinden vazgeçirmek. Görmesini sağlamak. Kurtarmak.

Rhombuses : Eşkenar dörtgen.

Incubuses : Kabus gibi şey. Sıkıntı. Ağır yük. Kabus. Karabasan.

Minibuses : Minibüs.

Iambuses : Birinci kısa.

Omnibuses : Antoloji. Otobüs. Seçmeler.

İngilizce Buses Türkçe anlamı, Buses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Buses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Snog : Öpüşmek. Yumulmak. Öpüşüp koklaşmak. Sarmaş dolaş öpüşmek.

Omnibus : Büyük otobüs. Tanıtım kitabı. Omnibüs. Antoloji. Çok maddeli. Çok amaçlı. Geniş kapsamlı. Seçmeler.

Osculation : Yaslanma. Dayanma. Öpme.

Busbar : Toplayıcı çubuk. Hat barası. Çıngı bağlama çubuğu. Elektrik gücü dağıtım çubuğu. Bara. Baraplayıcı çubuk. Çeşitli devreler arasında ortak bağlantı sağlayan elektrik hattı veya kanalı. Bilgisayarın parçaları arasında veri transferi için elektrikli hat (bilgisayar). Elektrik gücü dağıtım hattı.

Busses : Öpmek.

Smack : Şap diye. Tam olarak. Şaplatmak. Tokat atmak. El ile vurmak. Doğruca. Şapır şapır içmek. Tokatlamak. Şapır şupur. Şaplak atmak.

Smooch : Öpücük. Öpüşmek. Buse. Öpüşerek dans etmek. Öpmek. Öpüşüp koklaşmak.

Coach : Çalıştırmak. Özel ders vermek. -i çalıştırmak. Yolcu otobüsü. At arabası. Yolcu vagonu. Antrenörlük yapmak. Araba ile gezmek. Koç.

Buses synonyms : deep kiss, soul kiss, motorbuses, autobus, kiss, bus, motorbus, peck, touching, touch, osculate, omnibuses, french kiss, autobuses.