Bushe türkçesi Bushe nedir

  • Kimileri bir ağaççık kadar iri olurlarsa da, genellikle bodur, gövdesiz, ancak odunsu, kimi kez dikenli, iklim ve toprak koşullarına göre bir çok türleri olan bitki takımı, bk. çalılık.
  • Çalı.
  • Coğrafya alanında kullanılır.

Bushe ile ilgili cümleler

English: Ali didn't notice Mary hiding in the bushes.
Turkish: Ali Mary'nin çalılıklarda saklandığını fark etmedi.

English: Ali was hiding in some bushes.
Turkish: Ali bazı çalılıklarda saklanıyordu.

English: I'm bushed.
Turkish: Ben çok yorgunum

English: Ali jumped into the bushes.
Turkish: Ali çalıların içine atladı.

English: The cat lay hidden in the bushes.
Turkish: Kedi çalıların içinde gizlenmiş yatıyordu.

Bushe ingilizcede ne demek, Bushe nerede nasıl kullanılır?

Bushed : Yorgun. Turşu gibi. Şaşırmış. Bitkin. Çok yorgun. Rakorlu.

Bushel : Biçimini değiştirmek giysi. 4/5 kile. Kile. Hububat kapasitesi ölçümü. Ölçek (buğday vs.). Buşel. Onarmak. Bir ölçü birimi (ağırlık).

Busheled : Buşel. Hububat kapasitesi ölçümü. Onarmak. Kile. Biçimini değiştirmek giysi. Bir ölçü birimi (ağırlık). 4/5 kile.

Busheling : Kile. Bir ölçü birimi (ağırlık). Biçimini değiştirmek giysi. 4/5 kile. Onarmak. Buşel. Hububat kapasitesi ölçümü.

 

Bushels : Ölçek (buğday vs.). Bir ölçü birimi (ağırlık). Hububat kapasitesi ölçümü. Kile. 4/5 kile. Buşel. Biçimini değiştirmek giysi. Onarmak.

Ambushers : Tuzak kuran. Pusucu.

Be bushed : Çok yorgun olmak. Hoşaf gibi olmak.

Bushes : Belli bir gövdesi olmayan, alçak boylu, odunsu ve yaşadığı yörenin iklim ve toprak koşullarına göre birçok türü bulunan yoğun bitkisel örtü. Çalılık.

Beat the bushes : Fellik fellik aramak. Aramak. Didik didik aramak. Çok didinmek. Çok uğraşmak. Altını üstüne getirmek. Çalışıp didinmek.

Ambushes : Pusuya yerleştirmek. Tuzak kurmak. Pusuya yatmak. Pusu. Pusu kurmak. Pusuda beklemek. Tuzak. Pusuya düşürmek.

İngilizce Bushe Türkçe anlamı, Bushe eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bushe ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Heath : Çalılık. Kır. Fundalık. Funda. Süpürgeotu. Ohio eyaletinde şehir. Süpürge çalısı.

Abandoned meander : Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm. Akmaz.

Styrax : Karagünlük. Kara buhur. Teşbih. Aselbent ağacı. Günlük ağacı.

Corkwood : Mantar ağacı. Mantarağacı. Balza ağacı. Mantar ağacı kerestesi. Balza.

Barberry : Diken üzümü. Amberbaris. Kadıntuzluğu. Sarıçalı.

Mayflower : Alıç.

Afforestation : Bir bölgenin ağaçlandırılması. Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma. Ağaçlandırma. Ormanlaştırma. Orman yetiştirme.

Kalmia : Dağ defnesi. Gösterişli çiçekleri olan çalılık familyasına ait kuzey amerika'ya özgü hep yeşil kalan çalı.

 

Hydrangea : Ortanca otu. Ortanca. Asya'ya özgü bir çalı türü.

Ti : Titanyum. Titanium. Si notası. Standart izotermal sıcaklık. Kordilin. Metalik element (kimya). Si.

Bushe synonyms : potato tree, cranberry bush, oregon grape, sand cherry, southern arrow wood, spice bush, geoffroea decorticans, sun rose, ribes uva crispa, catclaw, playlobium obtusangulum, diervilla lonicera, hamelia, menziesia pilosa, crape jasmine, pseudowintera colorata, maleberry, salsola kali tenuifolia, ledum groenlandicum, codariocalyx motorius, caesalpinia sepiaria, cajan pea, leucothoe racemosa, chanal, casava, red gram, francoa ramosa, mock privet, geebung, honey bell, euonymus americanus, winter hazel, mountain rimu.

Bushe zıt anlamlı kelimeler, Bushe kelime anlamı

Fauna : Direy. Hayvanat. Bir bölgede yaşayan çeşitli türde hayvanların tümü. Fauna. Bir ülke, bölge, özel bir çevre ya da devreye has tüm hayvanlar. Belirli bir coğrafi alanda bulunan hayvan türlerinin tümü. Biyoloji, coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir bölgenin özgün kendine has hayvan yaşamı. Hayvanların yaşadığı bölge. Hayvan topluluğu.

Groomed : İlgilenilmiş. Bakılmış. Göz kulak olunmuş.