Çalılık nedir, Çalılık ne demek

  • Çalısı çok olan yer

"Çalılık" ile ilgili cümle

  • "Bir koyağa girip küçük bir çalılığa saklandılar." - Y. Kemal

Coğrafya'daki terim anlamı:

Belli bir gövdesi olmayan, alçak boylu, odunsu ve yaşadığı yörenin iklim ve toprak koşullarına göre birçok türü bulunan yoğun bitkisel örtü.

İngilizce'de Çalılık ne demek? Çalılık ingilizcesi nedir?:

bushes

Fransızca'da Çalılık ne demek?:

broussaille, bois

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Düzce ili, Çilimli belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

Çalılık hakkında bilgiler

Çalılık, ormanların tahribi ile meydana gelen 1-2 metre boyundaki ağaççıkların oluşturduğu bitki formasyonuna denir.Bu fomasyon asıl bitki formasyonu olmayıp insanların orman açma, orman yakma gibi faliyetleri sonucu oluşur. Belli başlı çalı formasyonları.

Çalılık ile ilgili Cümleler

  • Eldeki bir kuş çalılıktaki iki kuştan daha iyidir.
  • Yüzlerce polis ve gönüllü yoğun çalılık alanda üç yaşındaki kayıp çocuğu arıyor.
  • Çalıntı çantayı bu çalılıkta bulduk.
  • Ali Mary'nin çalılıklarda saklandığını fark etmedi.
  • Eldeki serçe çalılıktaki keklikten iyidir.
  • Ali bazı çalılıklarda saklanıyordu.
  • Biz yoğun çalılıkların arasından yürüdük.

Çalılık anlamı, kısaca tanımı:

 

Karaçalılık : Kara çalısı çok olan yer.

Orman : Ağaçlarla örtülü geniş alan. Bu ağaçların bütünü.

Meydan : Fırsat, imkân veya vakit. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Alan, saha. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri.

Metre : Genellikle desimetre, santimetre, milimetrelere bölünmüş ölçü aracı. Yer meridyen çemberinin kırk milyonda biri olarak kabul edilen, 100 cm'lik temel uzunluk ölçüsü birimi.

Boyun : Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi. Testi, şişe, güğüm gibi kaplarda dar olan üst kısım. Dağ sırtlarında geçmeye elverişli alçak yer.

Ağaççık : Taflan gibi dalları dibinden başlayarak çatallanan küçük ağaç.

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

Formasyon : Yetişim. Biçimlenme.

Çok : Aşırı bir biçimde. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı.

Yer : Gezinilen, ayakla basılan taban. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Önem. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Ülke. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Yerküre. Durum, konum. İz. Durum, konum, vaziyet. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal. Görev, makam.

Diğer dillerde Çalılık anlamı nedir?

İngilizce'de Çalılık ne demek? : adj. braky, scrubby

n. thicket, bushes, brushwood, heath, brake, coppice, copse, scrub, shrubbery, spinney

Fransızca'da Çalılık : buissonneux/euse

Almanca'da Çalılık : n. Buschwerk, Gebüsch, Gehölz, Gesträuch, Gestrüpp, Strauchwerk, Unterholz

adj. strauchig

Rusça'da Çalılık : n. кустарник (M)