Busmen türkçesi Busmen nedir

  • Otobüs şoförü.

Busmen ingilizcede ne demek, Busmen nerede nasıl kullanılır?

Busman : Otobüs şoförü. Otobüs haydavcısı.

Bus access control : Veriyolu erişim denetimi.

Bus bar : Toplayıcı çubuk. Dağıtma tevzi çubuğu. Bara. Çok çubuklu bara.

Bus boy : Komi. Garson yardımcısı.

Bus cable : Taşıt kablosu. Ana yol kablosu.

Bus fare : Otobüs ücreti.

Bus depot : Otobüs garajı. Otobüs durağı.

Bus stop : Otobüs durağı.

Bus driver : Otobüs sürücüsü. Veriyolu sürücüsü. Otobüs haydavcısı. Otobüs şoförü. Ana yol sürücüsü. Bir grupta söz sahibi olan kimse.

Bus terminal : Otobüs terminali. Garaj. Kentler arasında gidip gelen yolcu genbinitlerinin yolcu indirip bindirmesi, geçici sürelerle durması için kentin elverişli yerlerinde yapılmış, özel durma bölümleri, işevleri, bekleme odaları ve ortak yararlanmaya açık işgörü yerleri bulunan büyük yapı ve kolaylıklar. Şehirlerarası otobüs terminali. Uzakyol genbinit duralgası. Otogar.

İngilizce Busmen Türkçe anlamı, Busmen eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Busmen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Concern : İş. Alakadar etmek. Şirket. Firma. Karışmak. İlgi. Kaygı. İlgilenmek. Endişe uyandırmak. Etkilemek.

 

Headache : Başağrısı. Baş ağrısı. Dert. Baş belası.

Load : Katmak. Yük olmak. Yük yüklemek. Yükleme yapmak. Bir özdeğin ya da bir ortamın eksicik önelcik dengesinin bozulması ile oluşan elektriklik hali. 2— bir elektrik çevriminin ya da bir işlergenin güç çıktısı. Şarj etmek. Yüklenmek. Bir yere, bir nesneye elektrik yükü biriktirme, doldurma işlemi. Elektrik yükleme. Çok yemek.

Breadbasket : Karın. Ekmek taşımak için kullanılan sepet. Ekmek sepeti. Tahıl ambarı. Mide.

Incumbrance : Destek için başkasına bağımlı olan (özellikle de bir çocuk). Engel. Yük. Bir mülk üzerinde alacak iddiası veya haciz (hukuk terimi). Borç. Güçlük. Ağırlık. Ayak bağı. Yükümlülük. Taahhüt.

Encumbrance : Yükümlülük. İpotek. Başkasının taşınmazı üzerinde, onun değerini azaltan ve bir kimsenin yararlandığı, geçme, ışık alma, yapı desteği gibi kullanma hak ve ayrıcalığı. Takyid. Sorumlu olunan kişi (çocuk). Taahhüt. Engel. Borç. Yük. Sorumluluk.

Tum : Davul sesi. Karın. Mide.

Busman : Otobüs haydavcısı.

Onus : Görev. Mesuliyet. Külfet. Yükümlülük. Yük. İspat zorunluluğu. Sorumluluk.

Ruminant : Mideleri dört bölmeden oluşan, selülozu sindirebilen, sığır, koyun, keçi, geyik, deve gibi hayvanlar, ruminant, gevişen. Gevişgetiren hayvan. Gevişgetiren memeli. Gevişgetiren (hayvan). Dalgın. Gevişgetiren. Geviş getiren hayvan. Düşünceli. Geviş getiren.

Busmen synonyms : first stomach, pill, stomach, coach driver, fardel, tummy, imposition, dead weight, vexation, worry, bus driver.

Busmen zıt anlamlı kelimeler, Busmen kelime anlamı

Discharge : Fizik, iktisat, kimya, madencilik, sinema, televizyon, ekonomi, jeoloji alanlarında kullanılır. Terhis etmek. İşten kovmak. Boşalma. Görevden almak. Deşarj etmek. İşten çıkarma. Tahliye. Boşalım. Tahliye etme.

Unburden : Yükten kurtarmak. Açmak. (vicdan vb) rahatlatmak. Ferahlamak. Rahatlatmak (vicdan). İtiraf etmek. Derdini açmak. Derdini dökmek. İçini boşaltmak.