Onus türkçesi Onus nedir

Onus ile ilgili cümleler

English: I received my bonus.
Turkish: İkramiyemi aldım.

English: Everybody is expecting a big a bonus.
Turkish: Herkes büyük bir ikramiye bekliyor.

English: I got a bonus.
Turkish: Ben bir ikramiye aldım.

English: Black money scandal, 11th of September, expenseuro, the Old Europe, Hartz IV, Madame Chancellor, fanmile, climatic catastrophe, financial crisis, wreckage bonus and citizen of anger are the last ten words of the year in Germany.
Turkish: Kara para skandalı, 11 Eylül, euronun yayılması, Eski Avrupa, IV. Hartz, Bayan Başbakan, vantilatör mili, iklim felaketi, mali kriz, enkaz primi ve kızgın vatandaş, Almanya'da yılın son 10 kelimesidir.

English: I blew my whole bonus on shopping and travel.
Turkish: Bütün bonusumu alışveriş ve seyahat üzerine çarçur ettim.

Onus ingilizcede ne demek, Onus nerede nasıl kullanılır?

Onus of proof : Kanıtlama zorunluluğu. İspat külfeti. Kanıtlama yükümlülüğü.

Onus probandi : Kanıtlama yükümlülüğü. İspat yükümlülüğü. İspat yükü. Kanıtlama zorunluluğu. İspat külfeti.

Onuses : Sorumluluk. Görev. Yükümlülük. Mesuliyet. İspat zorunluluğu. Yük. Külfet.

Anelectrotonus : Anelektrotonus.

 

Bonus : Teşvik primi. Bir yerde çalışanlara kazançtan dağıtılan ya da iyi çalıştıkları için aylık dışı verilen para. piyango bileti ve kimi pay belgitleri iyelerine belirli zamanlarda ad çekilerek dağıtılan para. Sürpriz. Kar payı. Özence. Hediye puan. İşteki başarım, doğum, evlenme, bayram, yılbaşı, işletmenin kuruluş yıldönümü gibi nedenlerle veya yasa ve sözleşmeye bağlı olarak normal ücrete ek olarak işveren tarafından işçilere yapılan ödeme. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Ödül. İkramiye.

Bonus shares : Bonus pay. Bonus hisse. Hediye olarak alınan ekstra hisse.

Bonus share : Kar payı, kar dağıtımı, anamal payı parası ortaklık tarafından ortağına verildiği takdirde bu pay yerine geçerli olmak üzere verilen değersiz bir belgit. Bedelsiz kar hissesi. Bedelsiz kar dağıtımı. Yararlanma payı. Kar dağıtımı. Bedelsiz hisse senedi. Bonus dağıtımı. Prim olarak verilen hisse senedi. Bonus olarak verilen hisse dağıtımı.

Bonus account : Tasarruf hesabı.

Bonus score : Ödül skor.

Capital bonus : Sermaye temettüü. Hisse senedi getirişi. Hisse senedi olarak verilen temettü. Temettü.

İngilizce Onus Türkçe anlamı, Onus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Onus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Impositions : Kullanma. Koyma. Taciz. Vergi. Haksız talep. Aldatma. İstenmeyen misafir. Ceza. Ceza (okul).

Burthen : Yüklenmek. Nakarat. Ana fikir. Bir yük koyarak ağırlaştırmak. Sıkmak. Ağırlaştırmak. Yüklemek.

Encumbrances : Sorumlu olunan kişi. Engel. Borç. Engeller. İpotek.

Amenability : Uysallık. Hoşluk. Amenabilite. Kabul etme eğilimi. Yumuşak başlılık. Mükellefiyet. İyi niyet.

 

Difficulties : Müşkülat. Güçlükler. Engel. Sorun. Zorluklar. Zorluk. Meşakkat. Sıkıntı. Güçlük.

Duty : Belirli bir işin veya hizmetin yapılması için yetkili makamlar tarafından verilen izin karşılığında elde edilen vergi benzeri bir gelir. Vazife. Güç. Hizmet. Resim. Gümrük vergisi. Harç.

Onerousness : Sıkıntı. Ağırlık. Zahmet. Külfetlilik. Sıkıntılı olma.

Babies : Bebekler. Bebek. Çocuk. Yavru. Çocuksu kimse. Piliç (kız). Eser.

Commission : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Komite. Ismarlama. Aracı karı. Alım ve satım işlemlerinde yanlar arasında aracılık yapan ve bunları düzenleyen kişilerin bu çalışma ve çabaları karşılığında her iki yandan da aldıkları paralar. Bir ticari işlemin gerçekleştirilmesine aracılık eden kişiye hizmeti karşılığında işlem tutarının belli bir oranında yapılan ödeme. Aracı ödeneği. Talimat. Memur etmek. Sipariş.

Assignments : Kararlaştırma. Tayin. İş. Tahsis. Havale senedi. Feragat senedi. Ev ödevi. Devir. Ödev.

Onus synonyms : tax, discommodity, appointment, difficulty, answerability, burden of proof, bulks, liability, accountability, imposition, cargo, imposition of duties, burden, pill, berth, headache, compulsion, care, blame, concern, answerableness, tasks, carload, onuses, businesses, responsibility, accountableness, custody, cathexis, devoir, liabilities, dead weight, incumbrance.

Onus ingilizce tanımı, definition of Onus

Onus kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An obligation. A burden.