Difficulties türkçesi Difficulties nedir

Difficulties ile ilgili cümleler

English: On this day I had difficulties with speaking.
Turkish: Bu günde konuşmakta zorluk çektim.

English: If there are difficulties give me a call!
Turkish: Eğer zorluk oluşursa, beni arayın.

English: A mistake young people often make is to start learning too many languages at the same time, as they underestimate the difficulties and overestimate their own ability to learn them.
Turkish: Gençlerin sık yaptığı bir hata da; zorluklarını hafife alıp, kendi yeteneklerini de gözlerinde büyütürek aynı anda birçok dili birden öğrenmeye başlamaları.

English: He had been through a lot of difficulties in his youth.
Turkish: Gençliğinde birçok zorlukla karşılaşmıştı.

English: I think that there are a number of serious difficulties that need to be overcome.
Turkish: Aşılması gereken birkaç ciddi zorluk olduğunu düşünüyorum.

Difficulties ingilizcede ne demek, Difficulties nerede nasıl kullanılır?

Economic difficulties : Ekonomik zorluklar.

Financial difficulties : Ekonomik zorluklar.

Make difficulties : Zorluk çıkarmak. Yokuşa sürmek. Yokuş yapmak. Güçlük çıkarmak. İşi yokuşa sürmek. Zorluk yaratmak. Sorun yaratmak. Yolu yokuşa sürmek.

 

Makes difficulties : Zorluk yaratmak. Güçlük çıkarmak.

Raise difficulties : Yokuş yapmak. Zorluk çıkarmak. Yolu yokuşa sürmek. Müşkülat çıkarmak. İşi yokuşa sürmek. Engel çıkarmak. Güçlük çıkarmak. Zora koşmak.

Difficult labor : Sorunlu doğum. Zorlu doğum. Zor doğum.

Difficult child : Zor çocuk. Uğraşılması zor çocuk.

Difficult of access : Erişilmesi zor. Zor eşirim. Sorunlu erişim.

Difficult decision : Cevap veresi zor soru. Verilmesi zor karar. Zor karar.

Difficult position : Açmaz.

İngilizce Difficulties Türkçe anlamı, Difficulties eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Difficulties ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Agitation : Çalkama. Acı. Gerginlik. Tahrik. Daha düzgün bir açındırma sağlamak, yönsel açındırma etkisini önlemek amacıyla, açındırılmakta olan filmin yüzüne yakın yerdeki açındırmacın sallanması. Üzüntü. Çalkalanma. Çalkalama. Galeyan.

Arduousness : Çetinlik. Güç oluş. Ağırlık.

Grueling : Zahmet. Ağır iş. İşkence. Yorucu. Zorlu. Eziyetli. Ağır ceza. Yorucu şey.

Baulking : Ket. Duraksamak. İnatla yürümemek. İnat etmek. Kaçınmak. Engellemek. Durdurmak. Ayak diremek. Sürülmemiş tarla.

Austerities : Katılık. Sadelik. Davranış sertliği. Tasarruf. Ciddiyet. İdare. Haşinlik. Kemer sıkma. Azla yetinme.

Contretemps : Beklenmeyen terslik. Aksilik. Gaf. Mani. Şanssızlık. Kontrtams. Talihsizlik. Bir hazırlık hareketidir. beşinci duruş; yarım parmak ucunda yükseldikten sonra gerideki bacağı kırk beş derecelik bir açıyla kaldırma ve dördüncü duruşla öne getirme. her iki diz de büküktür. Pot.

 

Worriment : Endişe. Üzüntü. Korku. Tedirginlik. Üzülme. Çöküntü. Kaygı.

Rigors : Katılaşma. Dakiklik. Kasılma. Ürperme. Titreme. Sertlik.

Tasks : Ödev. Görevler. Angarya. Etkinlik. Görev. İş.

Severity : Şiddet. Önem. Sertlik. Ağırlık. Katılık. Ciddiyet. Sadelik. Büyüklük (zarara ait).

Difficulties synonyms : effortfulness, rigourousness, affliction, gruelling, inconveniency, complexities, formidability, drawbacks, quality, boredoms, strains, impositions, hardness, gruelings, bore, barrier, entanglement, imposition, rigours, heaviness, hardship, grievance, complicatedness, grimness, barrages, angst, difficultness, troublesomeness, complicacy, burdensomeness, complexity, hard, countercheck.

Difficulties zıt anlamlı kelimeler, Difficulties kelime anlamı

Ease : Refah. Huzur. Rahatlık. Yatıştırmak. Dindirmek. Kolaylaştırmak. Kolaylık. Rahat. Gevşetmek. Dikkatle yerleştirmek.

Easy : Kolay. Kolaylıkla. Asanlıkla. Rahat. Doğal. Uysal. Kolayca. Basit. Dertsiz. Serbest.

Effortlessness : Gayretsiz. Kolaylık. Gayretsizlik. Çabasızlık. Çaba göstermeme durumu. Kolay olma durumu.