Headache türkçesi Headache nedir
- Baş ağrısı.
- Dert.
- Başağrısı.
- Baş belası.
Headache ile ilgili cümleler
English: Do you have something to make this headache go away?
Turkish: Bu baş ağrısını dindirecek bir şeyin var mı?
English: As soon as I woke up, the headache returned.
Turkish: Uyanır uyanmaz, baş ağrısı yeniden geldi
English: Although I had taken two pills two times, my headache did not go away.
Turkish: İki kez iki hap almama rağmen, baş ağrım hâlâ geçmedi.
English: Ali has been suffering from a headache all day.
Turkish: Ali bütün gün baş ağrısı çekiyor.
English: Do you have a headache and a sore throat?
Turkish: Başın ağrıyor mu ve boğazın acıyor mu?
Headache ingilizcede ne demek, Headache nerede nasıl kullanılır?
Headache tablet : Baş ağrısı için alınan haplar. Baş ağrısı hapları.
Headache tablets : Baş ağrısı hapları. Baş ağrısı için alınan haplar.
Cause a headache : Baş ağrısına neden olmak. Başını ağrıtmak.
Gave him a headache : Onun başının ağrımasına neden oldu. Onu kızdırdı veya rahatsız etti. Onun başını ağrıttı.
Get a headache : Başı ağrımak.
I get headaches often : Çok sık başım ağrıyor.
Had a headache : Başı tuttu. Başı ağırdı. Baş ağırısı geçirdi (başta keskin ağrı).
Sick headache : Yarım baş ağrısı. Migren ağrısı. Yarım başağrısı. Migren.
Headachy : Dert olan. Başı ağrıyan. Sorun yaratan. Baş belası olan. Baş belası.
Migraine headache : Migren. Migren baş ağrısı. Migren başağrısı.
İngilizce Headache Türkçe anlamı, Headache eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Headache ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Complaint : Rahatsızlık. Şikayet. İsnat. İftira. Sitem. Ağlayıp sızlanma. Suçlama. Yakınma.
Blamed : Suçlanan. Tanrı'nın cezası. Suçlanmış. Kahrolası. Melun (örneğin, she called me a blamed fool {bana tanrı'nın cezası dedi}, the blamed darned car would not start {lanet olası araba çalışmadı}) (pekiştirme amaçlı kullanılan bir terim). Lanet olası.
Annoyances : Sıkıntı kaynağı. Baş ağrıtma. Kızdırma. Sıkıntı. Rahatsız etme. Üzüntü kaynağı. Kızgınlık. Rahatsızlık.
Complaints : Şikayet sebebi. İftira. Şikayet. Sitem. Suçlama. Rahatsızlık. Şikayetler. Ağlayıp sızlanma. Yakınma.
Bore : Canını sıkmak. Sonda. Kalibre. Sıkıcı şey. Sondalamak. Sıkıcı tip. Kuyu. Bunaltmak. Delik. Usanç vermek.
Hemicrania : Hemikrani. Ağır bir şekilde kendini gösteren baş ağrısı. Başın bir yarısını etkileyen ağrı. Migren. Yarım baş ağrısı.
Distress : Üzüntü. Üzmek. Istırap. Sıkıntıya sokmak. Izdırap. El koymak. Sıkıntı. Istırap vermek. Tehlike (gemi).
Nuisance : Bela. Sıkıcı tip. Sıkıntı veren şey. Sıkıcı şey veya kimse. Musibet. Sıkıntı veren kimse. Sıkıcı şey. Sıkıntı.
Afflictions : Izdırap. Felaket. Bela. Keder. Istırap. Ağrı. Üzme. Üzüntü. Acı.
Headache synonyms : histamine headache, sinus headache, cluster headache, negative stimulus, head ache, affliction, business, bedevilment, bores, tension headache, encephalalgia, vexation, encumbrance, headachy, megrim, load, sick headache, ache, disease, a thorn in the side, botheration, banes, burden, aching, bane, worry, jangler, hellbender, annoyance, a thorn in the flesh, arch nudnik, dolor, bugaboo.
Headache ingilizce tanımı, definition of Headache
Headache kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Cephalalgia. Pain in the head.

Bu kısımda Headache kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Headache ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Headache anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Headache ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.