Buying türkçesi Buying nedir

  • [#alış Alışveriş].
  • Satın alma.
  • Ekonomi alanında kullanılır.
  • Alış.
  • Alma.
  • Tecimsel olsun ya da olmasın bir nesneyi alıp verme işlemi.
  • Satın alış.
  • Alım.
  • Satınalma gücü.

Buying ile ilgili cümleler

English: Actually, I'm not buying it.
Turkish: Aslında, bunu almıyorum.

English: Ali asked Mary why she was buying so much food.
Turkish: Ali Mary'ye niçin o kadar çok yiyecek aldığını sordu?

English: Ali abandoned the idea of buying a new truck.
Turkish: Ali yeni bir kamyon alma fikrinden vazgeçti.

English: Ali and Mary aren't interested in buying a house with a pool.
Turkish: Ali ve Mary havuzu olan bir ev satın almakla ilgilenmiyorlar.

English: Ali can tell Mary isn't buying it.
Turkish: Ali Mary'nin onu almadığını söyleyebilir.

Buying ingilizcede ne demek, Buying nerede nasıl kullanılır?

Buying and selling : Alım satım. Alım satım yapma. Alışveriş.

Buying back : Geri satınalma.

Buying for account : Süreli satın alma. Malı süreli olarak satın alma.

Buying in : Mezatta kendi malını satın almak. Satın almak. Satın alarak stoklamak.

Buying incentive : Satın almayı özendirme.

Active buying : Bir hisse senedinin en düşük fiyatı veren satıcıdan alınması. Aktif alış.

Buying off : Rüşvet kabul etmek. Para yedirerek elde etmek. Rüşvetle elde etmek. Rüşvet vererek elde etmek. Rüşvetle defetmek. Rüşvet almak. Satın almak. Savuşturmak. Fidye vererek kurtarmak. Rüşvet vermek.

 

Buying over : Rüşvetle elde etmek.

Buying price : Alış fiyatı. Satın alma fiyatı. Satınalma fiyatı. Alım fiyatı.

Agricultural support buying : Tarımsal ürün piyasalarında, hükümetin üretici gelirlerinde ya da fiyatlarda istikrar sağlamak amacıyla önceden belirlediği destekleme fiyatından doğrudan doğruya yaptığı alımlar. Tarımsal destekleme alımları.

İngilizce Buying Türkçe anlamı, Buying eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Buying ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Emption : Mübayaa. Satmalına. Mubayaa.

Excerption : Alıntı. Aktarma. Seçme. İktibas etme. Daha büyük bir edebi çalışmadan seçilen pasaj. Seçip alma işlemi. Eserden alıntı yapma. Seçim. Bir kitap veya yazıdan seçme.

Purchase : Kaldıraçla kaldırmak. Satın almak. Kazanmak. Manivela ile çekmek. İştira yapmak. Elde etmek.

Acceptances : Kabul. Kabul etme. Akseptans. Kabuller. Onaylama. Teslim alma. Üstlenme. Onama.

Abc method : Abc yöntemi. Yaklaşık bootstrap güven yöntemi.

Acceptance : İcabet. Bir poliçenin, adına çekilen kişi tarafından imzalanarak, borcun ödeneceğinin onaylanması. bir bankanın kendi üzerine çekilen poliçeye "kabul edilmiştir" şerhini koyması. Razı olma. Bir alan araştırmasında bilgi almak üzere başvurulan kişilerin araştırma amaçlarını benimseyerek araştırıcıyla işbirliği yapmaları durumu. Uygun bulunma. Akseptans. Onaylama. Uygun olma. Teslim alma.

 

Purchased : Satın alınan. Kaldıraçla kaldırmak. Elde etmek. Manivela ile çekmek. Kazanmak. Satın alınmış. Satın almak. Mübaya.

Admittance : Giriş ücreti. Giriş hakkı. Giriş izni. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Giriş. Empedans evrik değeri. Admitans. İç direncin karşıtı. (iç direnç ne denli güçsüzse geçirgenlik o denli çoktur; geçirgenliğin çokluğu oranında da devre, akımı daha kolay geçirir. iç direnç ile geçirgenlik karşıt olduklarından, geçirgenlik birimi de "ohm" sözcüğünün ters yazılışı olan "mho" ile belirtilir). Kabul.

Imbibition : Embibisyon. İmbibisyon. Massetme. Emme. İmbikleme. İçine alma. Emilme, sıvının katı madde tarafından emilmesi. İçme.

Commerce : Bireylerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların kar elde etme amacıyla giriştikleri her türlü mal değişimi. Ticaret. İş. Tecim. Cinsel ilişki. Aksata. Alım satım. Tüccarlık. İlişki.

Buying synonyms : viatication, mail order buying, viaticus, we buy, glamors, reception, a priori theoretical criteria, a posteriori analysis, taking, dealing, a posteriori criteria, a priori probability, accepting, a posteriori information, a priori information, acquisition, shopping, buying power, a posteriori probability, merchandizing, aalens linear regression model, catalog buying, enticement, sourcing, abel blanchard model, dealings, glamours, intake, purchasing, volume, excerpting, connection, receptions.