Cıncık nedir, Cıncık ne demek

  • Bardak, kadeh, tabak vb. sırçadan veya porselenden yapılmış olan şeyler, züccaciye.
  • Bilye

"Cıncık" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Bir de en çok cıncık oynardı." - E. Işınsu

Yerel Türkçe anlamı:

Boncuk.

Cam eşya, cam

Bilya.

İki parmak ucuyla alınan miktar, tutam (toz şeyler hakkında).

Süs.

Kırık cam ve porselen parçaları.

Baharda ilk yetişen, pişirilip yenen ot: Cıncık çıksada biraz pişirsek.

Çocuk oyuncağı.

Camdan ve porselenden yapılmış şey.

Cam, cam kırığı (Kızılca k.)

Cıncık anlamı, tanımı:

Cıncık boncuk : Yalancı taşlardan yapılmış küpe, kolye vb. şeyler.

Bardak : Toprak testi. Boduç, çamçak. Bu kabın alacağı miktarda olan. Su vb. şeyleri içmek için kullanılan, genellikle camdan yapılmış olan kap.

Kadeh : İçki içmeye yarayan ayaklı bardak. Bu bardağın alabileceği miktarda olan.

Tabak : Sepici. Bu kabın alacağı miktarda olan. Yiyecek koymaya yarar, az derin ve yayvan kap.

Sırça : Camdan yapılmış. Cam.

Porselen : Kaolinden yapılma, beyaz, sert ve yarı saydam çömlek hamuru. Bu hamurdan yapılmış (tabak vb.).

Züccaciye : Cam, porselen ile ilgili. Cam, porselen vb. maddelerden yapılmış eşya.

Bilye : Motorlu taşıtlarda dönme veya sürtünme etkilerini azaltmak, aşınmayı ve enerji yitimini önlemek için göbeklerdeki yataklara yerleştirilen, çoğunlukla çelikten, küçük yuvarlak. Çocukların oynamak için kullandığı taş, maden, toprak, cam vb.nden yapılmış küçük yuvarlak nesne, misket, cıncık, zıpzıp.

 

Cıncık gırığı : Hayal kırıklığına uğratan gerçek: Pek gurdalama altından cıncık gırığı çıkar.

Cıncık göz : Çakır göz.

Cıncıkçı : Züccaciyeci.

Cıncıklamak : Süslemek. Mıncıklamak. Gıdıklamak. Çimdiklemek.

Cıncıklı : Süslü.

Diğer dillerde Cıncık anlamı nedir?

İngilizce'de Cıncık ne demek? : glassware, porcelain