Bilye nedir, Bilye ne demek

Bilye; kökeni italyanca dilinden gelmektedir.

  • Çocukların oynamak için kullandığı taş, maden, toprak, cam vb.nden yapılmış küçük yuvarlak nesne, misket, cıncık, zıpzıp.
  • Motorlu taşıtlarda dönme veya sürtünme etkilerini azaltmak, aşınmayı ve enerji yitimini önlemek için göbeklerdeki yataklara yerleştirilen, çoğunlukla çelikten, küçük yuvarlak

Bilye hakkında bilgiler

Misket, (bilye, cicoz, mile), çocukların oyuncak olarak kullandığı, genellikle kemik, cam veya demirden yapılmış olan küçük, sert, küre biçimindeki toplara denir. Bursa'da cilli olarak adlandırılır. Bilye (İtalyanca: (biglia)“bilya” okunur), misket dışında Ege yöresinde meşe olarak da adlandırılmaktadır. Sivas bölgesinde de "cıncık" ismini alır.

Eskiden yuvarlak çakıllar ya da meyve çekirdekleri bilye olarak kullanılırken, 18. yüzyılda mermer bilyeler yapıldı. Bilye oyunlarının adı ve kuralları oynandığı ülkeye göre değişiklik gösterir. Türkiye'de renkli cam bilyelere "misket" denir. En çok oynanan bilye oyunları ise “tumba”, “kuyu” ve “Üçgen”dir.

Bilye oyunlarında ortak nokta, bilyeyi yuvarlayarak başka bir bilyeye çarptırmak ve onu kazanmaktır. Bilye, kıvrılan işaret parmağının içine oturtulur ve başparmakla itilerek atılır. "Kaptan Oyunu"nda, bilyeler yerde açılan belirli sayıda çukura önceden saptanmış bir sıraya göre sokulmaya çalışılır. Bunu başaran oyuncu, rakibinin bilyesine atış yapma hakkı kazanır.

 

Genellikle cam veya demir bilyelerle oynanan oyunlardır. Çok değişik kurallarla oynanan çeşitleri vardır.

Bilye ile ilgili Cümleler

  • O, bilyelerini kaybetmiş olmalı.
  • Çocuklar bilye oynuyorlar.
  • Çocuklar bilye oyunları için yerde küçük bir oyuk açtılar.

Bilye anlamı, kısaca tanımı:

Çocuklar : "arkadaşlar!" anlamında kullanılan bir seslenme sözü.

Küçük : Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niceliği az olan. Değersiz, önemsiz. Niteliği aşağı olan, bayağı. Geri aşamada. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Yuvarlak : Homoseksüel erkek. Kesin ve açık olmayan (söz, laf vb.). Top veya küre biçiminde olan, müdevver. Top veya küre biçiminde toparlak şey.

Misket : Bu oyunun müziği. Bilye. Misket üzümü. Ankara ve çevresinde oynanan bir tür halk oyunu. Mis üzümünden yapılmış olan şarap. Bomba ve şarapnellerin içinde bulunan kurşun veya demir tanelerin adı.

Bilyeli : Bilyesi olan.

Bilyeli yatak : Bisiklet, otomobil vb. taşıtların tekerleklerinde sürtünmeyi azaltmak amacıyla içine çelik bilye yerleştirilmiş bölüm.

Oynamak : Müziğin gerektirdiği uyumlu hareketleri yapmak. Vakit geçirme, eğlenme, oyalanma vb. amaçlarla bir şeyle uğraşmak. Değiştirmek, bozmak, tahrif etmek. Oyalanmak, gereği gibi yapmamak, boşuna vakit geçirmek. Kımıldamak, hareket etmek. Bir şeyi sürekli evirip çevirmek veya sürekli olarak ona dokunmak. Bir film, oyun vb.nde rol almak. Tiyatro eseri sahneye konmak. Tehlikeye düşürmek. Herhangi birine karşı önemsemeyici davranışlarda bulunmak. Rastgele yön vermek, aldatmak. Sarsılmak, yeri değişmek. Film gösterilmek. Tedirgin etmek, rahatsız edici davranışta bulunmak. Değişiklik göstermek. Büyük bir ustalık, beceri ve kolaylıkla bir işi yapmak. Eşyanın herhangi bir parçası kımıldamak, hareket etmek. Sporla ilgili çalışmalara katılmak.

 

Maden : Metal. Yer kabuğunun bazı bölgelerinde çeşitli iç ve dış doğal etkenlerle oluşan, ekonomik yönden değer taşıyan mineral. Kolay ve iyi kazanç sağlayan iş veya parası elinden kolaylıkla alınan kimse. Maden ocağı veya maden işletmesi. Uyuşturucu, esrar, eroin. Çok değerli şeyleri kapsayan kaynak. Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri. Bu mineralden yapılmış.

Toprak : Ülke. Kara. Arazi, tarla. Memleketli. Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış.

Nesne : Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç. Öznenin dışında kalan her konu, obje. Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje.

Cıncık : Bardak, kadeh, tabak vb. sırçadan veya porselenden yapılmış olan şeyler, züccaciye. Bilye.

Zıpzıp : Bilye. Bir yerinden lastik bir bağla asılmış, içi talaş dolu hafif bir top olan çocuk oyuncağı.

Motorlu : Motorla çalışan.

Cicoz : "Yok" anlamında kullanılan bir söz. Bu oyundaki bilyelerin her biri. Cam veya toprak bilyelerle oynanan bir çocuk oyunu.

Bilyedin : Kocayemiş.

Bilyer siroz : Safra sirozu.

Diğer dillerde Bilye anlamı nedir?

İngilizce'de Bilye ne demek? : n. marble, ball, ball bearing, agate, taw

Fransızca'da Bilye : boule [la]

Almanca'da Bilye : n. Kugel