Marble türkçesi Marble nedir

  • Misket.
  • Duygusuz.
  • Kireçtaşının başkalaşımı ile oluşmuş bir kayaç. (arı halde ak, çeşitli karışım maddeleri ile çok çeşitli renklerde olabilir. teknikte parlatılabilen her türlü taşa mermer adı verilmektedir.).
  • Bilya.
  • Zıpzıp.
  • Ebrulu.
  • Mermerden yapılmış.
  • Düz.
  • Mermer gibi boyamak.
  • Donuk.
  • Damarlı.
  • Ebrulamak.
  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Bilye.
  • Mermer.
  • Soğuk.

Marble ile ilgili cümleler

English: This statue is made of marble.
Turkish: Bu heykel mermerden yapılmıştır.

English: The children made a small hole in the ground for their game of marbles.
Turkish: Çocuklar bilye oyunları için yerde küçük bir oyuk açtılar.

English: The children are playing marbles.
Turkish: Çocuklar bilye oynuyorlar.

English: He must have lost his marbles.
Turkish: O, bilyelerini kaybetmiş olmalı.

English: They are chiseling a statue out of marble.
Turkish: Onlar mermerden bir heykel yontuyorlar.

Marble ingilizcede ne demek, Marble nerede nasıl kullanılır?

Marble cutter : Mermerci.

Marble pillar : Mermer sütun.

Marble quarry : Mermer ocağı.

Marble saw : Mermer testeresi.

Marble spleen disease : Mermer dalak hastalığı. Kanatlı grup-2 adenovirüslerı tarafından, 3-8 haftalık sülünlerde ve birçok kanatlı türünde, dalağın beneklenmesi sonucu, adeta mermer görünümünü kazanmasıyla ve sindirim organları haricinde tüm organlarda çekirdek içi inklüzyonların biçimlenmesiyle belirgin viral hastalık.

 

Glass marble : Cam bilya. Cicoz.

Marbled duck : Yağ ördeği. Anavatanı akdeniz ve asya olan, ormanlarla çevrili göl ve nehir kıyılarında yaşayan, çiftler halinde yaşayan ördek ırkı. Yaz ördeği.

Green marble : Yeşil mermer.

Brown marble : Kahverengi mermer.

Marbled : Hareli. Ebrulu. Mermer kaplamalı. Damarlı. Mermerlenmiş. Ebruli. Mermer döşeli. Mermerli. Benekli. Mermerden.

İngilizce Marble Türkçe anlamı, Marble eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Marble ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acold : Samimi olmayan.

Colorless : Solgun. Tarafsız. Renksiz. Soluk. Silik. Cansız. Anlamsız. Yansız. Tekdüze.

Deadest : Sönmüş. Tam. Çıkmaz. Çok. Ölmüş. Ölü. Cansız. Bozuk. Kullanılmayan.

Adventive cone : Parazitik koni. Ek koni. İlerleme konisi. İlerleme hunisi. Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi.

Calmest : Sakinleşmek (deniz). Sakin. Gürültüsüz. Sakinleştirmek. Sakinlik. Yatıştırmak. Esintisiz. Huzurlu. Arsız. Endişesiz.

Aggregats : Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri. Topluluk.

Deader : Sönmüş. Unutulmuş. Çok. Keskin. Acımasız. Daha solgun. Cansız. Bozuk. Kullanılmayan.

As cold as charity : Çok soğuk. Buz gibi. Sevgisiz. Soğuk nevale gibi.

Flatways : Düzlemesine.

Banded : Şeritli. Bağlı. Çizgili. Bantlı. Rubane.

 

Marble synonyms : verd antique, verde antique, bluntest, as cool as a cucumber, tawed, bleaker, abyss, cooler, grained, glaceing, asleep, adjacent rock, bleakest, absolute chronology, level, muscadine, grainier, clouded, blunt, advance of aglacier, striated, bleak, marmorean, striates, muscatel, blears, blunts, agates, brumal, abrasive power, mig, taws, bleared.

Marble ingilizce tanımı, definition of Marble

Marble kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A massive, compact limestone. To variegate in color. A variety of calcite, capable of being polished and used for architectural and ornamental purposes. The color varies from white to black, being sometimes yellow, red, and green, and frequently beautifully veined or clouded. The name is also given to other rocks of like use and appearance, as serpentine or verd antique marble, and less properly to polished porphyry, granite, etc. Marble paper. As, a marble mantel. As, to marble the edges of a book, or the surface of paper. Made of, or resembling, marble. To stain or vein like marble.