Porcelain türkçesi Porcelain nedir

  • Kimya alanında kullanılır.
  • Porselen.
  • Çini.
  • Fayans.
  • Kaolin, feldspat ve kuvarsın birlikte pişirilmesiyle yapılan, ak, yarı saydam, yoğun ve su geçirmez özdek.
  • Cıncık.

Porcelain ile ilgili cümleler

English: Are these cups porcelain?
Turkish: Bu fincanlar porselen mi?

Porcelain ingilizcede ne demek, Porcelain nerede nasıl kullanılır?

Porcelain clay : Kaolen. Porselen toprağı. Porselen kili.

Porcelain crucible : Porselen kroze. Porselen pota. Yemlerde kuru madde ve ham kül analizinin yapılmasında kullanılan ısıya dayanıklı porselen eritme kabı.

Porcelain shell : Porselen salyangozu. Karından ayaklılar (gastropoda) sınıfının, önden solungaçlılar (prosobranchia) takımından, kabuğu yumurta biçiminde, ağzı dişli, üzeri parlak bir kat ile kaplı türleri olan bir yumuşakça cinsi.

Dresden porcelain : Dresden porseleni.

Satsuma porcelain : Satsuma porseleni. Satsuma eyaletinden japon porselen çeşidi.

Porcelains : Cıncık. Fayans. Çini. Porselen.

İngilizce Porcelain Türkçe anlamı, Porcelain eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Porcelain ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alcoholometry : Alkollü bir çözelti içinde yoğunluk ölçülmesi yoluyla alkol niceliğini belirleme yöntemi. Alkolometri. Alkol ölçüm. Alkolölçüm. Bir içkide saf alkol seviyesini ölçme ve doğrulama yöntemi.

 

Glazed tile : Kalebodur. Sırlı çini. Sırlı kiremit. Sırlı fayans. Sırlı tuğla.

Additive properties : Bir dizgede birim ya da kesimlerdekilerin toplanmasıyla belirlenen kütle, erke gibi özellikler. Eklenik özellikler.

Chinaware : Çini işi. Çin işi. Porselen eşya. Porselen gereç. Çini eşya. Çin porseleni. Porselen takımlar.

Active metals : Demir, çinko gibi ölçün elektrot potansiyelleri hidrojeninkinden daha düşük olan metaller. Aktif metaller. Etkin metaller.

Ceramic ware : Seramikten yapılmış eşya. Seramik gereç. Seramik eşya.

Wall tile : Duvar kiremiti. Duvar fayansı. Duvar çinisi. Sırlıtaş.

Active passive metal : Özgürce yenime uğrarken potansiyeli, edilginleşme potansiyelinin üzerine yükseltildiği zaman, etkin durumdan edilgin duruma geçen metal ya da alaşım. Etkin-edilgin metal.

Acidimetry : Asitölçüm. Asidimetri. Asit ölçümü. Asidimetre. Bir asidin etkisinin ölçüldüğü süreç. Asitimetre. Asit ölçme. Bir asitli çözeltiyi, ölçün baz çözeltisiyle tepkimeye sokarak asitlik derecesini belirleme yöntemi.

Alicyclic compounds : Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn. Alisiklik bileşik. Alifatik bileşikler.

Porcelain synonyms : aldehydes, aliphatic saturated compounds, tiling, aliphatic compounds, porcelains, additive, encaustic tile, chine, china, acier inoxydable, ceramic tile, tiles, faiences, alcohols, activated coal, paving tile, alabaster, tile, faience, glassware, chinas, encaustic, ceramic, acid radical, spode, chines, ceramics, acid salt.

Porcelain ingilizce tanımı, definition of Porcelain

Porcelain kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Purslain. Called also China, or China ware. A fine translucent or semitransculent kind of earthenware, made first in China and Japan, but now also in Europe and America.