Çini nedir, Çini ne demek

Çini; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

"Çini" ile ilgili cümleler

  • "Çini sobayı gürültü etmemeye çalışarak yakardı." - R. H. Karay
  • "Bizi sarar bir sülüs yazı görsek duvarda / Bize heyecan verir bir parça yeşil çini" - F. N. Çamlıbel

Yerel Türkçe anlamı:

Madenî çorap şişi, mil.

Kalemin ucu.

[Bakınız: cini]

Açık mavi: Gözleri çiniçini. Çini gözlü.

Topaç.

Bilezik.

Bakır tabak.

Porselen.

Tabak

Omuz.

Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:

(Süsleme) Bir tür beyaz topraktan yapılmış saydam olmayan boyalı, pişirilerek taşlaştırılmış toprak işi. a. bk. majolika, maviçini, çini toprağı.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Beş-altı bardaklık çaydanlık. (Nudra yöresi, Şarkikaraağaç / Isparta)

İngilizce'de Çini ne demek? Çini ingilizcesi nedir?:

crockery, earthenware, faence

Çini hakkında bilgiler

Çini, toprağın pişirildikten sonra şekil verilip kap-kacak, tabak, vazo, sürahi vb. eşyalar üretilmesine dayalı bir el sanatıdır. Aynı zamanda fayans, porselen tabak, seramik gibi eşyaların süslenmesinde kullanılan bir yüzü sırlı, renkli dekor ve motiflerle işlenmiş kaplama malzemesine, bu malzemeyle işlenmiş eşyalara çini, bu süsleme işine de çinicilik denir.

 

Türk çini sanatının tarihi ilk Müslüman Türk devletlerinden Karahanlılara kadar dayanmaktadır. Bu da çini sanatının bin yılı aşkın bir geçmişe sahip olduğunu göstermektedir.

Büyük Selçuklular ve Anadolu Selçukluları çiniyi mimari süslemelerde sıkça kullanmış, Anadolu Selçuklu Devleti'nin dağılmasından sonra, çini sanatında Osmanlı Devleti'nin kuruluşuyla yeni bir dönem başlamıştır.

İlk Osmanlı dönemi İznik çinileri, Bursa Yeşil Cami ve türbesinde (1421), Bursa Muradiye Camii'nde (1426), Edirne Muradiye Camii (1433) ve Çinili Köşk’te (1472) görülebilmektedir. Bunlar genellikle mozaik veya sırlı boya teknikleri ile üretilmiş çinilerdir. Bu dönem çinilerinde lacivert, mavi, turkuaz, siyah renkleri ağırlıktadır ve daha çok geometrik desenler kullanılmıştır.

Çini ile ilgili Cümleler

  • Çin'in büyüme hızı, insanlık tarihinde en hızlı.
  • Çin'in nüfusu Japonya'dan daha büyüktür.
  • O Çin'i sever mi?
  • Antik Çin'in bazı sakinleri için, boynuzlar muhtemelen dünyanın en gizemli ve güzel şeyleri arasındaydı.
  • Çin'in nüfusu Hindistan'ınkinden daha büyüktür.
  • Eskiden beri bilinir Çin'in güzel kızları.
  • Çin'in çölünde Japonya'nın tamamında bulunandan daha çok insan var.
  • Çin'i gerçekten seviyorum.
  • Karakoram Çin'i Pakistan'dan ayırmaktadır.
  • Çin'i seviyorum.
  • Vizen sona ererse Çin'i terk etmek zorundasın.
  • Teras çiftçiliği Çin'in dağlık bölgelerinde yaygın olarak uygulanmaktadır.
  • Çin'i seviyor musun?
  • Bu Çinin yelpazesidir.

Çini anlamı, kısaca tanımı:

 

Sırlı : Sır sürülmüş, sırı olan. Sırrı olan.

Genel : Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi.

Fayans : Duvarları kaplayıp süslemek için kullanılan, bir yüzü sırlı ve türlü desenlerle bezenmiş, pişmiş balçıktan levha.

Çini döşemek : Bir yeri çini ile kaplamak.

Çini mürekkebi : Simsiyah, ince ve solmaz bir is mürekkebi.

Çinici : Çini yapan veya satan kimse.

Çinicilik : Çinicinin yaptığı iş.

Çinili : Çinisi olan, çinilerle bezenmiş olan.

Çinisiz : Çinisi olmayan.

Duvar : Sonuç alınamayan yer. Engel. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem.

Süslemek : Birinin kusurlarını uzun uzun yüzüne vurmak. Söz oyunlarıyla güzelleştirmek. Birtakım katkılarla bir şeyin daha güzel, daha göz alıcı olmasını, daha hoş görünmesini sağlamak, bezemek, bezeklemek, donatmak, tezyin etmek.

Çiçek : Davranışları hafif, toplum kurallarına uymayan kimse. Çiçek açan kır veya bahçe bitkisi. Süblimleşme veya çiçeksime yoluyla elde edilen toz. Bir bitkinin, üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu, renkli bölümü. İrinli kabarcıklar dökerek yüzde izler bırakan ateşli, ağır ve bulaşıcı bir hastalık.

Resim : Bazı eşyadan ve işlerden alınan vergi veya harç. Varlıkların, doğadaki görünüşlerinin kalem, fırça gibi araçlarla kâğıt, bez vb. üzerinde yapılmış olan biçimleri. Fotoğraf. Açık gösterge, kesin sonuç. Tören. Bunu yapmak için gerekli yöntemleri öğreten sanat.

Bezeli : Bezesi olan. Bezeği olan, bezekli.

Balçık : İçindeki kil oranı yüksek, yağlı, su geçirmez, koyu toprak. İçinde çeşitli organik maddeler bulunan, genellikle killi, koyu, yapışkan çamur, mil. Güçlük çıkartan.

Levha : Tabela. Tablo, resim. Bir yere asılmak için yazılmış yazı, safiha.

Şekil : Bir kavramın, düşüncenin, olayın veya işin değişik oluş biçimi. Biçim. Biçim. Davranış biçimi, tutum, yol, tarz. Toplumsal bir bütünün kuruluş biçimi. Bazı matematiksel varlıkların gösterilmesine yarayan resim. Bir konuyu açıklamaya yarayan resim veya çizim. Anlatım biçimi.

Çini çıtlık : Kökünden sakız yapılan ot.

Çini döşemek : bir yeri çini ile kaplamak.

Çini küp : Sırlı küp.

Çini mozaik : (Süsleme) Taş yerine çini kullanarak yapılan mozaik a. bk. çini, çini toprağı, mozaik.

Çinicik : İki parmak ucuyla alınan miktar, tutam (toz şeyler hk.).

Çinik : İnce keçe: Çiniği silkele. Tabak: Bizim çinik kırıldı. Sekiz kiloluk bir hububat ölçüsü, şinik. Buğday ölçeği. [Bakınız: şinik]

Çinil : Küçük çakıl taşı. Omuz.

Çinil çinil idmek : Çın çın ötmek

Çinilemek : Kulak çınlamak. Yankılamak: İn (mağara çiñiliyor. Çınlamak

Çiniliköy : İzmir kenti, Kemalpaşa ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Diğer dillerde Çini anlamı nedir?

İngilizce'de Çini ne demek? : [Cini] n. genie, demon, sprite, clever person, gin, white satin, elf, Geneva, gnome, goblin, gremlin, hob, hobgoblin, Hollands, jinnee, puck

n. China

adj. ceramic, China

Fransızca'da Çini : faïence [la]

Almanca'da Çini : n. Fayence, Majolika, Steingut

Rusça'da Çini : n. изразец (M), кафель (M), фаянс (M)

adj. керамический