Chines türkçesi Chines nedir

  • Özellikle ingiltere'nin wight ve dorset adalarında.
  • Sırttan çıkarılan et.
  • Çini.
  • Omurga (hayvan).
  • Derin ve dar vadilere verilen isim.
  • Bel kemiği.
  • Yan kirişi.
  • Belkemiği.
  • Benekli desenli.

Chines ile ilgili cümleler

English: 2010 was the Year of the Tiger in the Chinese lunar calendar.
Turkish: 2010, Çin ay takviminde Kaplan Yılı'ydı.

English: "What's for dinner tonight?" "We'll be having takeout from your favorite Chinese restaurant."
Turkish: "Akşama ne yemek var?" "En sevdiğin Çin lokantasından paket servis yaptıracağız."

English: According to the Chinese zodiac, 2015 is the Year of the Sheep and next year will be the Year of the Monkey.
Turkish: Çin burçlarına göre, 2015 Koyun Yılı ve gelecek yıl Maymun Yılı olacak.

English: A Chinese company has bought one of the most famous hotels in New York.
Turkish: Bir Çin şirketi New York'taki en ünlü otellerden birini satın aldı.

English: "What?" Pharamp asked. "Nothing," Sysko lied, "we were talking about the effect of Confucianism on modern Chinese socialism."
Turkish: "Ne?" diye sordu Pharamp. "Bir şey yok" dedi Sysko "Konfüçyüsçülüğün modern Çin sosyalizmi üzerindeki etkileri hakkında konuşuyorduk."

Chines ingilizcede ne demek, Chines nerede nasıl kullanılır?

Chinese : Çince. Çin. Çinli. Çin ile ilgili. Çin´e özgü.

 

Chinese american : Çinli-amerikalı.

Chinese arborvitae : Doğu mazısı.

Chinese binary : Sütun ikili. Kolon ikili.

Chinese binery code : Kolon ikili kod.

Chinese diaspora : Çin diasporası.

Chinese citizen : Çin (doğu asya'da bir ülke) vatandaşı. Çin ülkesi vatandaşı.

Chinese black and white cattle : Çin siyah alaca sığırı. Çin’den köken alan, alman siyah alaca ırkı boğaların çin’in yerli sığırlarla birleştirilmesi sonucu geliştirilmiş, siyah beyaz alaca renkli, sütçü sığır ırkı.

Chinese exclusion act : Çin göç kanunu. 1882 yılında çıkmış ve çinli iççi göçmenliğini askıya almış olan abd federal yasası (1943 yılında yürürlükten kaldırıldı).

Chinese cinnamon tree : Çin tarçın ağacı. Defnegiller (lauraceae) familyasından, parlak yapraklı, çiçekleri yaprak koltuklarında ya da dal uçlarında bulunan, gövde ve dal kabukları baharat olarak kullanılan bir tür.

İngilizce Chines Türkçe anlamı, Chines eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chines ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Spina : Sırt kemiği. Diken. Spina. Diken, kılçık, ucu sivri, dikensi çıkıntı. Omurga.

Main : Ana. Ana boru. Zor. Asıl. Temel. Tiyatro sahnesinin ve seyir yerinin tüm ışıklarını besleyen, yüksek dirençli, dışı çok iyi yalıtılmış kalın kablo. Horoz dövüşü. Ana kablo. Baş.

Master : Hükmetmek. Denetimi altına almak. Tam öğrenmek. Baş. Efendi. Ana kayıt. Esas. Üstesinden gelmek. Baş eğdirmek.

Porcelains : Porselen. Cıncık. Fayans.

Stack : Katlardaki döşemleri birbirlerine bağlıyan düşey boru. Baca. Yüklemek. Ek bellek. Yığmak. Çatmak. Kolon. Çatmak (silah). İstif etmek.

 

Stovepipe : Soba borusu. Silindir şapka.

Vertebras : Omurga. Omur.

Damper : Bir tür ekmek. Mürdümeriği. Ayar klapesi. Sürgü. Gizleyici. Kapak. Önleyici. Aracın salınımını sönümleyen aygıt. Sönümleç. Üzen şey.

Flue : Hava borusu. Tuğla ya da betondan yapılmış duman yolu. Amonyak. Baca borusu. Kırpıntı. Duman yolu. İnce tüy. Büyük bir baca içindeki birkaç ayrı duman yolunun her biri. Nezle. Borulu org.

China : Porselen kap. Seramik. Maine eyaletinde yerleşim yeri. Seramik eşya. Çin. Porselen.

Chines synonyms : open fireplace, of import, fireplace, encaustic, faiences, rachis, backbone, chinas, paving tile, chind, rachides, ceramics, spinal column, smokestack, spinal, principal, chinaware, spinals, glazed tile, chine, spines, hearth, encaustic tile, porcelain, ceramic tile, spinal coloumn, chimneystack, vertebral column, spine, ceramic, faience, backbones, primary.

Chines zıt anlamlı kelimeler, Chines kelime anlamı

Unimportant : Fındık kabuğunu doldurmaz. Ufak tefek. Mühim olmayan. Hafif. Önemsiz.

Absorb : Yutmak. Almak (dikkati veya enerjiyi veya zamanı veya parayı). Karşılamak (masrafı). İşgal etmek. Tüm dikkatini almak (iş veya sorun). Absorbe. Uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir madde veya sıvıyı emmek, içine çekmek, içine almak, yutmak, absorbe. Soğurma eylemi. Özümsemek.