Unimportant türkçesi Unimportant nedir

Unimportant ile ilgili cümleler

English: Ali made the comment so offhandedly that at first it seemed unimportant, but then I saw the tension in his face and his body language and it quickly became clear that it really meant the world to him.
Turkish: Ali öyle düşüncesizce yorum yaptı ki başlangıçta önemsiz gibi görünüyordu fakat sonra onun yüzündeki ve beden dilindeki gerilimi gördüm ve bunun onun için gerçekten dünya kadar önemli olduğu çabucak ortaya çıktı.

English: What's happened is unimportant.
Turkish: Ne olduğu önemsiz.

English: I wouldn't say it was unimportant.
Turkish: Bunun önemsiz olduğunu söylemezdim.

Unimportant ingilizcede ne demek, Unimportant nerede nasıl kullanılır?

Unimportant matters : Gerçekten önemli olmayan konular. Önemsiz meseleler.

Unimportant thing : Uygunsuz. Önemsiz şey.

Consider unimportant : Hafifsemek. Burun kıvırmak. Hafife almak.

Considering unimportant : Hafife alma.

Unimportantly : Önemsiz bir şekilde. Önem vermeyen bir şekilde.

Unimportance : Önemsizlik.

Importance of unimportance : Önemsiz olmanın önemi. İki ülkeli, iki mallı modelde ülkelerden birisi büyük, diğeri küçük bir ülke durumunda ise küçük ülkenin iç pazarı dışalım malına çok kısa bir süre içerisinde doyacağından pazarlık gücü elde etmesine ve uluslararası fiyatın büyük ülkenin iç maliyet oranına eşit veya ona yakın bir düzeyde oluşmasına bağlı olarak dış ticaret haddinin küçük ülke lehine dönmesi, diğer bir deyişle küçük ülkenin dış ticaretten kazançlı çıkması.

 

İngilizce Unimportant Türkçe anlamı, Unimportant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unimportant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dulcets : Tatlı (ses). Ahenkli. Tatlı. Hoş. Kulağa hoş gelen.

Slenderer : Zayıf. Narin. Yetersiz. Uzun. Az. İnce. İnce belli. Sınırlı. Kuvvetsiz. Minyon.

Piddling : Küçük.

Lightweight : Eften püften. Hafif sıklet. Yeteneksiz kimse. Önemsiz kimse. Hafifsıklet (boksör). Yükte hafif. Ehemmiyetsiz. Hafifsıklet.

Meaningless : Amaçsız. Boş. Pestenkerani. Abidik gubidik. İçeriksiz. İpsiz sapsız. Manasız. Absürt. Abes. Pestenkerane.

Dilutes : Seyreltmek. Sulandırılmış. Cansızlaştırmak. İnceltmek. Su katmak. Etkisini azaltmak. Sulu. Hafifletmek. Açmak (renk). Sulandırmak.

Minor : Küçük. Ergin olmayan çocuk. Daha az. Bilgisayar, gitar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Rüştünü ispat etmemiş kimse. Daha küçük. İlk notadan itibaren sırasıyla 1 tam, 1 yarım, 2 tam, 1 yarım ve 2 tam aralıklardan oluşan ses dizisi. Reşit olmayan. Minör.

Fiddling : Küçük. Kıvır zıvır. İşe yaramaz.

Cushy : Rahat. Rahat (meslek vb). Kolay. Hoş.

Significance : Ehemmiyet. Bir konumsal gösterimde, her bir basamağın, gerçek sayıya eklenen katkısının değerini belirtmek üzere, o basamaktaki sayı değerinin çarpılacağı katsayı. Gözlemle elde edilmiş bir ölçümün, ilgili işlemler yoluyla sınamadan geçirildiğinde, rastlantıya bağlanamayacak bir değer verme ya da anlamlı olma durumu, bk. anlamlılık sınaması. Önem. Bir toplum ya da toplumsal küme üyelerinin türlü ekin öğeleriyle ilgili olarak yaptıkları düşünsel çağrışım. Değer. Signifikans. Ağırlık. Bilişim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Anlam.

 

Unimportant synonyms : nickel and dime, hole and corner, nonmeaningful, hole in corner, picayune, runtiest, emptier, inconsequent, bit, fragile, dispensable, distant, dinky, insignificant, backburner, bantams, light, inconsequential, corky, airiest, petty, potty, elflike, devoid of meaning, corkier, small time, derisive, tenuous, slenderest, unessential, emptiest, piffling, footling.

Unimportant zıt anlamlı kelimeler, Unimportant kelime anlamı

Important : Sözü geçer. Kendini beğenmiş. Muazzam. Nüfuzlu. Okkalı. Önemli. Mühim. Önem teşkil eden. Saygın.

Unimportance : Önemsizlik.

Meaningful : Anlamlı. Manidar. Manalı.

Unimportant antonyms : essential, significant, insignificance.