Calcified türkçesi Calcified nedir

  • Kireçlenmek.
  • Kalsifik.
  • Kireç haline getirmek.
  • Kireçlenmiş.
  • Kireçlenmiş (boru).

Calcified ingilizcede ne demek, Calcified nerede nasıl kullanılır?

Calcified aponeuritic fibroma : Kemiğin multilobuler tümörü. Kalsifiye aponörotik fibrom.

Calcified epithelial odontogenic tumour : Amiloid içeren odontojenik tümör. Kalsifiye epiteliyal odontojenik tümör.

Decalcified : Dekalsifiye. Kalsiyumsuz. Kireçsizleştirilmiş. Kalsiyum tuzları içermeyen, kalsiyumsuz.

Calcifies : Kireçleşmek. Kireçlendirmek. Kireçleştirmek. Kireçlenmek. Kalkerleştirmek. Kalkerleşmek. Kireçlenmek (zemin veya boru). Kireç haline getirmek.

Decalcifies : Kireçsizleştirmek. Kireçten yoksun bırakmak. Kireçsizlendirmek. Kirecini çıkarmak.

Colloid calcification : Kolloit kireçlenmesi. Kanda kalsiyum ve fosfor düzeyleri normal olmasına karşın, tiroit foliküllerindeki kolloidin içerisinde kireç tuzlarının birikmesi. herhangi bir hastalıkla ilişkili değildir.

Calcificans : Kalsifikans. Kireçleşen.

Metastatic calcification : Metastatik kireçlenme. Hiperkalsemi sonucu oluşan kireçlenme. damar duvarlarındaki elastiki doku iplikleri gibi kalsiyuma duyarlı doku elementlerinde, kalsiyum tuzları çökerek yerleşir.

Calcific : Kalsifik. Kalsiyum içeren. Kalsifiye. Kalsiyumlu.

Distrophic calcification : Yumuşak dokularda nekrozu takiben kalsiyum tuzlarının birikimi. ölen veya ölmek üzere olan dokularda oluşan doku yıkımı sonucu ortaya çıkan asitliğin etkisizleştirilmesi için kalsiyum iyonlarının çökmesiyle oluşur. Distrofik kireçlenme.

 

İngilizce Calcified Türkçe anlamı, Calcified eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Calcified ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Calcifies : Kalkerleşmek. Kireçlendirmek. Kireçleşmek. Kireçlenmek (zemin veya boru). Kireçleştirmek. Kalkerleştirmek.

Be out of practice : Hamlamak. Uzun zamandan beri bir şeyi yapmadığı için onu iyi yapamamak. Paslanmak. Formda olmamak. Uzun zamandır bir şey yapılmadığı için artık o şeyi yapamamak. Formdan düşmüş olmak.

Calcify : Kalkerleşmek. Kireçleştirmek. Kireçlendirmek. Kireçleşmek. Kalkerleştirmek. Kireçlenmek (zemin veya boru).

Calcific : Kalsiyum içeren. Kalsiyumlu. Kalsifiye.

Calcified synonyms : calcifying.

Calcified ingilizce tanımı, definition of Calcified

Calcified kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Consisting of, or containing, calcareous matter or lime salts. Calcareous.