Callaloo türkçesi Callaloo nedir

  • Koyu karaip çorbası (yengeç eti, bamya, yeşil biber, hindistan cevizi sütü, soğan ve çeşni ile yapılan).
  • Kargaşa.
  • Karışıklık.

Callaloo ingilizcede ne demek, Callaloo nerede nasıl kullanılır?

Calla : Sarı çiçeklerin başağını çevreleyen beyaz bir taçyaprağı ve uzun sivri yaprakları olan subtroopikal bir grup bitki. Avrupa'nın kuzeyi ve kuzey amerika'da bulunan bataklık bitkisi. Gelinçiçeği. Kala. Kalla zambağı. Calla zambağı.

Callable : Vadeden önce ödenebilen. İsteme bağlı ödeme. Nakit olarak ödenmesi mümkün. Nakit ödenmesi mümkün olan. İhbarlı. İstenebilen. İstenilebilen. Vadeden önce ödenebilir menkul kıymetler. Vadeden önce değiştirilebilir menkul kıymetler. Vadeden önce ödenebilir.

Callable bond : Geri çağrılabilir tahvil. İhbarlı tahvil. Geri istenebilir borç. İhraç eden şirket veya kurum tarafından vadesinden önce ödenebilen tahvil. Vadeden önce itfa edilebilir tahvil. Geri çağırılma özelliği olan tahvil. Geri satınalınabilir tahvil. Çıkaran şirket tarafından, belirlenen koşullar çerçevesinde geri çağırma pirimi ödeyerek vadesinden önce piyasadan çekilebilen tahvil.

Callable capital : Ödenmemiş sermaye. Bir şirketin ortaklarının ödemeyi taahhüt ettikleri, ancak henüz ödememiş oldukları sermaye.

 

Callable deposit : İhbarlı mevduat. Haber verildikten belli bir süre sonra çekilmek kaydıyla bankada açtırılan mevduat.

Callas : Avrupa'nın kuzeyi ve kuzey amerika'da bulunan bataklık bitkisi. Kala. Calla zambağı. Gelinçiçeği. Sarı çiçeklerin başağını çevreleyen beyaz bir taçyaprağı ve uzun sivri yaprakları olan subtroopikal bir grup bitki. Kalla zambağı.

Noncallable : Talep üzerine ödenip kurtarılamaz. Nakit ödenmesi mümkün olmayan.

Call a spade a spade : Gerçekten hissettiklerini söylemek. Eğri oturup doğru konuşmak. Doğruya doğru eğriye eğri demek. Yiğidi öldür hakkını ver. Yiğidi öldür hakkını yeme. Dobra dobra söylemek. Dürüstçe konuşmak. Açıkça konuşmak. Kadıya körsün demek. Çekinmeden söylemek.

Call a doctor : Doktor çağırın.

Call a halt to : Son vermek. Kesmek. Durdurmak.

İngilizce Callaloo Türkçe anlamı, Callaloo eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Callaloo ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bedlams : Çok gürültülü ve kargaşalı bir yer. Akıl hastanesi. Gürültülü patırtılı yer. Tımarhane. Tımarhane gibi bir yer. Kızılca kıyamet. Velvele. Çıfıt çarşısı.

Broil : Kavrulmak. Gürültü. Kaynamak. Tartışma. Çok sıcak olmak. Yanmak. Et kızartmak. Izgara yapmak. Kavga. Izgara.

Anarchism : Anarşizm yanlısı olma. Baştanımazlık. Başsızlık. Sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Anarşi. Kural tanımazlık. Anarşizm. Birey üzerindeki her türlü zorlayıcı devlet örgütünü yadsıyan siyasal öğreti. Kargaşacılık.

Bungles : Beceriksizlik. Yüzüne gözüne bulaştırmak. Becerememek. Aptalca hatalar yaparak bir şeyi becerememek. Acemice iş yapmak. Berbat etmek. Büyük hata. Acemice iş. Berbat etme.

 

Bouleversement : Şiddetli huzursuzluk. Düzensizlik. Kaos. Ciddi karmaşa.

Anarchies : Düzensizlik. Başıboşluk. Kargaşalık. Baştanımazlık. Siyasi intizamsızlık. Anarşi. Başsızlık.

Brouhaha : Keşmekeş. Karmaşa. Yaygara.

Broils : Kavrulmak. Izgara. Izgara yapmak. Izgarada kızartmak. Gürültü. Kızartmak. Yanmak. Pişmek. Tartışma.

Brouhahas : Karmaşa. Yaygara. Keşmekeş.

Befuddlement : Kafa karışıklığı. Şaşırma. Şaşkınlık.

Callaloo synonyms : babel, chaos, cataclysm, cataclysms, bedlam, clutter, addlement, anarchy, bedevilment, babels, befuddlements, bungle, chaoses.