Callable bond türkçesi Callable bond nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Geri istenebilir borç.
  • Geri çağrılabilir tahvil.
  • İhbarlı tahvil.
  • Çıkaran şirket tarafından, belirlenen koşullar çerçevesinde geri çağırma pirimi ödeyerek vadesinden önce piyasadan çekilebilen tahvil.
  • Geri çağırılma özelliği olan tahvil.
  • Vadeden önce itfa edilebilir tahvil.
  • İhraç eden şirket veya kurum tarafından vadesinden önce ödenebilen tahvil.
  • Geri satınalınabilir tahvil.

Callable bond ingilizcede ne demek, Callable bond nerede nasıl kullanılır?

Callable : Vadeden önce ödenebilir. Nakit ödenmesi mümkün olan. İstenebilen. Vadeden önce ödenebilir menkul kıymetler. İsteme bağlı ödeme. İhbarlı. Vadeden önce değiştirilebilir menkul kıymetler. Nakit olarak ödenmesi mümkün. İstenilebilen. Vadeden önce ödenebilen.

Bond : Bağ. Yazılı anlaşma ya da söz. Fizik, kimya, gümrük, iktisat alanlarında kullanılır. Antrepoya koymak. Tutturmak. Kamu ve özel kesim tarafından değişken veya sabit faizli, kupon ödemeli ya da iskontolu olarak çıkarılan bir yıldan uzun vadeli borç senedi. krş. bono. Muhabbet. Senet. Bir özdecik oluşumunda iki öğeciğin kimi dış eksiciklerinin ortaklaşa kullanımı ile ya da eksicik alışverişi ile sağlanan bağlanım. Hoşlanma.

Callable capital : Bir şirketin ortaklarının ödemeyi taahhüt ettikleri, ancak henüz ödememiş oldukları sermaye. Ödenmemiş sermaye.

 

Callable deposit : İhbarlı mevduat. Haber verildikten belli bir süre sonra çekilmek kaydıyla bankada açtırılan mevduat.

Active bond : Hareketli tahvil. Aktif tahvil. Çıkarılışından geçerli olmak üzere belirli bir üremle bağımlı borç belgiti. Faiz ödemelerinin ihraç anında yapıldığı tahvil türü. Etkin bağ. Faizli tahvil. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Üremli borç belgiti.

Adhesive bond : Adhesiv bağ. Yapıştırıcı bağ. Yapışkan bağ. Yapışma bağı.

İngilizce Callable bond Türkçe anlamı, Callable bond eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Callable bond ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

 

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Callable bond synonyms : a pass through certificate, ability to pay principle, a group shares, a change in individual demand, a shift in demand, a type mutual funds.