Camouflage türkçesi Camouflage nedir

Camouflage ile ilgili cümleler

English: The hunter wore camouflage clothing.
Turkish: Avcı kamuflaj giysisi giydi.

English: Ali tried to camouflage himself.
Turkish: Ali kendini kamufle etmeye çalıştı.

Camouflage ingilizcede ne demek, Camouflage nerede nasıl kullanılır?

Camouflage color : Kimliğini gizlemeye kılık değiştirmeye yarayan renkler. Kamuflaj renkleri. Arka fonla kaynaşan renkler.

Camouflage net : Gizleme ağı. Kamuflaj ağı. Kamuflaj modeli ile basılmış ince kumaş. Peçeleme ağı.

Camouflage of earnings : Örtülü kazanç. Genellikle kurum ile hissedarları arasında yapılan, kendi ortaklarından piyasa değerine göre yüksek fiyatla mal alması ya da onlara düşük fiyatta mal satması, ortaklardan yüksek bedelle kiralaması, ödünç para alması, ortaklara yüksek ücret ödemesi gibi aktarım fiyatlandırmasına konu olan çeşitli iktisadi işlemler ve hizmet sözleşmeleri yoluyla gerçekleştirilen kazanç.

Radar camouflage : Radar kamuflajı.

Camouflaged : Kamufle etmek. Gizlemek. Kamufle edilmiş. Kamufle.

Camouflaging : Gizlemek. Kamufle etmek.

Disguise by camouflaging : Kamufle olarak gizlenmek.

Camouflaged earnings : Örtülü kazanç. Genellikle kurum ile hissedarları arasında yapılan, kendi ortaklarından piyasa değerine göre yüksek fiyatla mal alması ya da onlara düşük fiyatta mal satması, ortaklardan yüksek bedelle kiralaması, ödünç para alması, ortaklara yüksek ücret ödemesi gibi aktarım fiyatlandırmasına konu olan çeşitli iktisadi işlemler ve hizmet sözleşmeleri yoluyla gerçekleştirilen kazanç.

 

Camouflager : Kimliğini saklamak veya kılık değiştirmek suretiyle gizlenen kimse. Kamuflaj yapan kimse.

Camouflages : Maskeleme. Maskelemek. Gizlemek. Kamuflaj. Alalama. Kamufle yapmak. Kamufle etmek. Peçelemek. Alalamak. Kılıfına uydurmak.

İngilizce Camouflage Türkçe anlamı, Camouflage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Camouflage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bosoming : Orta. Balkon. Merkez. Kucak. Kucaklamak. Saklamak. Göğüs. Bağır. Döş.

Cached : Önbellekte. Gizli bir yere saklamak.

Cache : Dağarcık. Zuladaki mallar. Zula etmek. Gizleme yeri. Gizli bir yere saklamak. Saklamak. Gizli yerde saklanan şey. Zula. Gizli yer.

Disguise : Kimliğini gizlemek. Kılığına bürünmek. Saklamak. Oyuncunun, rol gereği, oynadığı kişinin kimliğini saklamak için kılık değiştirmesi. Gizlenmek. Kılık değiştirme. Kıyafet değiştirmek. Kıyafetini ve şeklini değiştirmek. Görünüşünü değiştirmek.

Bottle up : Kuşatmak. Sıkıştırmak. Kendini tutmak. Frenlemek. İçine atmak. Bastırmak. Dışarıya vurmamak. Dışa vurmamak.

Camouflaged : Kamufle edilmiş. Kamufle.

Belied : Çelişmek. Yalanlamak. Ters düşmek. Gerçek olduğunu gizlemek. Örtmek (sahte bir şey gerçek bir şeyi). Yalancı çıkarmak. Yanıltmak.

 

Maskings : Örtme.

Screens : Elemek. Oynatmak (film). Eleme yapmak. Korumak. Ekranlar. Kalburdan geçirmek. Perde ile ayırmak. Filme almak (kitap vb.).

Camouflage synonyms : concealment system, bosomed, camouflaging, veils, bosoms, cover up, bosom, false face, dazzle, blot out, buries, caches, masks, covering up, caching, cover, screen, belie, draw a veil over, masking, camouflages, dazzles, hiding, belies, concealment, mask, bury, veil, concealing, hush up.